Exclamation türkçesi Exclamation nedir

Exclamation ile ilgili cümleler

English: This sentence ends with an exclamation mark!
Turkish: Bu cümle bir ünlem işareti ile bitiyor!

Exclamation ingilizcede ne demek, Exclamation nerede nasıl kullanılır?

Exclamation mark : Ünlem işareti. Nida işareti.

Exclamation of contempt : Küçümseme çığlığı. Hor görme nidası.

Exclamation point : Ünlem işareti. Cümle sonunda olaylar karşısında hissedilen güçlü duyguyu ifade etmek veya belirtmek için kullanılan ünlem işareti (!).

Exclamations : Haykırış. Bağırma. Uyarı. Bağırış. Ünlem. Nida.

Exclamative : Ünlemle alakalı. Haykırışla alakalı. Ünlemlik. Ünleme ilişkin. Ünlem niteliğinde olan.

Exclamatory : Ünlem belirten. Ünlemle ilgili. Gürültülü. Ünlem niteliğinde olan.

Exclamatory sentence : Ünlem tümcesi.

Exclamative sentence : İçinde ünlem bulunan veya ünlem kavramı veren cümle: || — ne görüyorum! ne görüyorum! ne süfli, ne iğrenç, ne dar, ne basık ve ne kasvetli bir alem! (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 53). ey dost, meğer ne kadar gafil ve safderun imişiz! (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., s. 52). onunki doğrudur, be orhan, inan buna!... (p. safa, biz insanlar, s. 53). hayır, ne mümkün! senin için burası bir kasvetli mahpes ise, orası elim bir menfadır. burada sıkılıyorsun, fakat orada utanacaksın! (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: diğer nesirler, s. 102). gözlerim yaşardı. garson pilakiyi getirmişti. fasulyelere kinle, nefretle bakarak: || — ben artık yemek yiyemem ki! dedim (t. buğra, yarım diye bir şey yoktur, s. 20). ya! işte o, iş başına geldiği, meram ettiği zaman etrafındakilere böyle tahakküm ederdi! (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 59). ah, bu büyük hanım! nevnihal kalfa onu tevekkeli mi affetmiyordu (r. n. güntekin, göst. e., s. 95) vb. Ünlem işareti ile biten cümle (gramer). Ünlem cümlesi.

 

İngilizce Exclamation Türkçe anlamı, Exclamation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exclamation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shout : Bağırmak. Çağırmak. Seslenmek. Haykırmak. Banlamak. Ses. Bağırarak söylemek.

Dickens : Şeytan. İowa eyaletinde şehir.

Interjections : Laf arasında söyleme. Arada söyleme.

Shouting : Haykırma. Yaygara. Çığlık. Seslenme.

Caveating : İşlemlerin askıya alınması. Hukuki işlemleri durdurma. İkaz. İhbarname. Askı başvurusu. Şerh. (eskrim) kılıcı rakibin kılıcının bir tarafından diğer tarafına götürme. İhtar. İşlemlerin durdurulması emri.

Advices : Tavsiye. Öğüt. Fikir. Tavsiyeler. Akıl. Danışma. Nasihat.

Howls : Uğuldamak (rüzgar). İnlemek. Ulumak. Kahkaha atmak. Bağırmak. Uğuldamak. Havlamak. Ürümek.

Cry : Bağırmak. Çığlık atmak. Seslenmek. Bağırmak (hayvan). Feryat. Haykırma. İlan etmek. Ağlama. Haykırmak.

Vocative : Vokatif. Çağrı. Seslenme durumu. İsmin hitap haline ait. Seslenmelik. Seslenme ile ilgili.

 

Exclamation synonyms : demerit mark, vocatives, advice, devil, utterance, holloaing, vocalization, doggones, bawling, hues, vociferation, holler, bawled, alarm, hue, ejaculation, caveats, deuce, hollers, bawls, cheer, doggone, hollo, audible alarm, holloa, expostulation, outcries, exclaiming, complaint, demerit, caution, alert, demeriting.

Exclamation ingilizce tanımı, definition of Exclamation

Exclamation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A loud calling or crying out. That which is cried out, as an expression of feeling. Outcry. Loud or emphatic utterance. Sudden expression of sound or words indicative of emotion, as in surprise, pain, grief, joy, anger, etc. Clamor. Vehement vociferation.