Executers türkçesi Executers nedir

  • Yapan.
  • Uygulayan kimse.
  • Gerçekleştiren kimse.
  • Üstesinden gelen.
  • Başaran.
  • Gerçekleştiren.
  • İdam eden.
  • Hükmü infaz eden.
  • Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan.
  • İcra eden.
  • Yapımcı.

Executers ingilizcede ne demek, Executers nerede nasıl kullanılır?

Executer : Yapan. Başaran. Gerçekleştiren. Üstesinden gelen. İdam eden. Hükmü infaz eden. Gerçekleştiren kimse. Uygulayan kimse. İcra eden. Yapımcı.

Execute a project : Projeyi yürütmek.

Execute by firing squad : Kurşuna dizmek.

Execute by shooting : Kurşuna dizmek.

Execute judgement : Bir hükmü yerine getirmek. Bir mahkeme kararını uygulamak.

Execute only flag : Salt-çalıştır işareti.

Execute mode : Gerçekleştirme yöntemi. İşlem durumu. Operasyon durumu. Gerçekleşme biçimi.

Executed contract : İki tarafında yükümlülüklerini yerine getirdiği kontrat. Yapılır yapılmaz geçerli olan akit. Uygulanabilir geçerli kontrat. İmzalanır imzalanmaz hüküm ifade eden sözleşme.

Unexecuted : Yapılmayan. İcra edilmemiş. Yapılmamış. Gerçekleştirilmemiş.

Execute : İnfaz etmek (bir yargıyı). Yerine getirmek. Gerçekleştirmek. İfa etmek. Sergilemek. Yapmak. İcra etmek. Uygulamak. Bir hükmü infaz etmek. İnfaz etmek.

İngilizce Executers Türkçe anlamı, Executers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Executers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fulfillers : Yerine getiren kimse. Gerekeni yapmak. Tamamlamak. Tamamına erdiren kimse. İfa etmek. Gerçekleştirmek. Yapmak. Tatmin eden kimse. Tamamlayan kimse.

String up : Asmak. Sinir etmek. Sinirlendirmek. İpe çekmek.

Doers : Yapan kimse. Aracı-yapan. Fail. Eden.

Performers : Yerine getiren. Oyuncu. İcracılar. Sanatçı.

Executrix : Vasiyet hükümlerini gerçekleştiren kadın. Vasiyeti infaz eden kadın.

Broke new ground : Gelişme gösteren. Keşifler yapan.

Punish : Cezaların saptanması. Ceza uygulamak. Silip süpürmek. Katlamak. Cezalandırmak. Yalayıp yutmak. Dayak atmak. Azarlamak. Hesabını görmek. Hırpalamak.

Film producer : Film yapımcısı. Film üreticisi. Bir filmin çevrilişi ve işletilmesiyle ilgili tüm yönetimsel ve parasal işlevi üstlenen, filmin anaparasını sağlayan kimse. bir yapımevinin başkanı, yöneticisi; sinema yapımcısı. tv. bir ya da birden çok izlencenin ana konusunu bulan; izlencenin hazırlanması, gerçekleştirilmesi çalışmalarını yönetmenle ya da tek başına yürüten kimse; televizyon yapımcısı, izlenceci. (sinema yapımcısından değişik olarak televizyon yapımcısı, yapımın sanat yönünü de gözetir ve genellikle izlenceye bir kişilik, deyiş kazandırmakta payı olur). Film yapımını finanse eden ve denetleyen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Performer : Artist. İcracı. Yerine getiren kimse. Yerine getiren. Yorumlayan oyuncu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Müzisyen. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

 

Manufacturer : Üreticisi. Fabrika sahibi ya da işleticisi. Üretici. İmalatçı firma. Fabrikatör. İmalatçı.

Executers synonyms : accomplisher, producers, television producer, executor, executer, practicing, hang, burn, put to death, indulger, attainers, crucify, actings, practising, practitioner, fulfiller, genitor, acting, doer, penalise, operated, mongers, performing, penalize, fiduciary, maker, attainer, makers, kill, accomplishers, producer, indulgers.

Executers zıt anlamlı kelimeler, Executers kelime anlamı

Exempt : Serbest. Bağışıklık. Hariç. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Ayrılık. Çürüğe çıkarmak. Hariç tutulmuş. Muaf. Özgür.

Alive : Sağ. Diri diri. Zinde. Hayatta. Canlı. Farkında. Yaşam dolu. Hareketli. Faal. Diri.