Exemptible türkçesi Exemptible nedir

  • Bir görev veya yükümlülüğün dışında olabilme.
  • Ayrı tutulabilir.
  • Hariç tutulabilir.
  • Muaf tutulabilir.
  • Muaf olabilirlik.
  • Muafiyet.

Exemptible ingilizcede ne demek, Exemptible nerede nasıl kullanılır?

Exempting : Çürüğe çıkarmak. Muaf tutma. Vareste tutma. Muaf tutmak. Bağışıklık tanıma. Hariç tutma. İstisna etme.

Exemption : Dokunulmazlık. Muafiyet. Muaf bırakma. Bağışıklık. Hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçek ve tüzel kişilerin belli koşullar altında kısmen veya tamamen vergi, harç gibi yükümlülüklerin dışında tutulması. Serbestlik. Yurda kesin olarak sokulan bir malı, yasaların gümrük vergisine bağlı tutmaması, a. bk. gümrük bağışıklığı. Bazı gerçek ve tüzel kişilerin ya da bir bölüm özdeklerin ve malların yasalarla vergi, ödentilerden sürekli ya da geçici olarak bağışık tutulması. belirli bazı olaylarda güvencecinin görülen dokunca karşılığını ödemekle yükümlü tutulmaması. İstisna.

Exemption certificate : Muafiyet sertifikası. Muafiyet belgesi. Birisini bir yükümlülükten muaf tutan yazılı belge.

Exemption from customs duty : Yurda kesin olarak giren maldan, yasası gereğince gümrük vergisi alınmaması. Gümrük bağışıklığı.

Exemption from duty : Gümrük muafiyeti.

 

Diplomatic exemption : Diplomat bağışıklığı. Elçi ve konsoloslarla bunlara bağlı görevlilere karşılıklı olmak koşulu ile iki ülke arasında tanınan vergi bağışıklığı.

Exemption of exposition and fair : Sergi ve panayır ayrıcalığı. Hükümetin izni ile açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları tecimsel çalışmalardan elde olunan kazançlar (türkiye'de başkaca yeri ve sürekli temsilcileri bulunmamak koşulu ile). bu sergi ve panayırlarda yapılacak erkin uğraşı çalışmalarından elde olunacak kazançların gelir vergisi ile bağımlı tutulmamaları.

Exemption from tax : Vergi muafiyeti. Vergiye tabi olan bir iktisadi etkinlik ya da gelirin kısmen veya tamamen vergi dışı bırakılması. Vergi muafiyati. Vergi bağışıklığı. Vergiden bağışıklık. Vergiden muafiyet.

Exemption stipulation : Muafiyet şartı. Bir tarafın hasarlardan sorumlu olmadığını belirten kontrat maddesi.

Exemption of agricultural income : Tarımsal kazanç bağışıklığı. Gelir vergisi yasasında belirtilen ve saptanan yargılar ve sınırlar içinde tarım işlerinden sağlanan ve bağışıklıkla bağımlı bulunan kazançlar.

İngilizce Exemptible Türkçe anlamı, Exemptible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exemptible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immunity : Biyoloji, hukuk, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrıcalık. Kimi mikroplara karşı aşılanma ya da doğal yolla direnç kazanma durumu. çözeltideki metal yükünleri etkinliğinin, seçilen bir değerin üzerine çıkmasının, metal potansiyelinin yeterince eksi yapılarak engellenmesi. Masuniyet. İmmünite. Korunmuşluk. Bağışıklık. Bir organizmada, mikroorganizmalara ve bunların meydana getirdiği maddelere karşı meydana getirilen ve normal olmayan şartlara karşı koymayı sağlayan doğal ya da sonradan kazanılmış bir direnç, immünite. Etkilenmeme.

 

Sequestrable : Bölüşülebilir. Yasal bir dava boyunca geçici olarak haczedilebilir veya dondurulabilir (hukuk terimi). Ayrılabilir.

Waiver : Terk. Feragat. Alacaktan feragat etme. Borcu silme. Hakkından kendi rızasıyla vazgeçme eylemi. Vazgeçen. Vazgeçme. Hakkından feragat etme. Hakkından vazgeçme.

Dispensation : Verme. Dağıtma. Tertip. Özel izin. Takdiri ilahi. Kader. Bölme. Dağıtım. Vazgeçme.

Releases : Muaf tutma. Kurtuluş. Serbest kalma. Yayın izni. Azat. Serbest bırakılan. Feragat. Deklanşör. Salıverme. Serbest bırakma.

Freedoms : Fahri üyelik. Açık sözlülük. Laubalilik. İrade. Hürriyet. Onursal üyelik. İstiklal. Özgürlük. Seçme hakkı. Bağımsızlık.

Essoin : Bahane. Mahkemede bulunmama mazereti. Bağışıklık. İstisna etme. Sebep gösterme. Ayrılık. Mazeret. Mazeret teli. Ayrı tutma.

Immunities : Ayrıcalık. Etkilenmeme. Dokunulmazlık. Bağışıklık.

Release : Feragat. Sürüm işlemi. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Piyasaya sunmak. Sürüm. Yay. Dağıtım. Tahliye. Vazgeçme. Satışa çıkarmak.

Exemptions : Haciz konulamaz şey. İstisna. Dokunulmazlığı olan şey. Muafiyetler.

Exemptible synonyms : dispensations, exoneration, freedom, liberty, exemption, exonerations.

Exemptible ingilizce tanımı, definition of Exemptible

Exemptible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That may be exempted.