Essoin türkçesi Essoin nedir
- Mahkemede bulunmama mazereti.
- Sebep gösterme.
- Ayrılık.
- Bahane.
- Ayrı tutma.
- İstisna etme.
- Mazeret teli.
- Bağışıklık.
- Mazeret.
- Muafiyet.
Essoin ingilizcede ne demek, Essoin nerede nasıl kullanılır?
Essoiner : Mahkemede bulunmayacağı için mazeret gösterenin vekil tayin ettiği kişi.
Essonite : Esonit.
Accesso : Akseso. Ek, ilave.
Accessor : Yardakçı. Erişimci.
Accessorial : Aksesuar. Ek. İlave. Yardımcı. Cezai suç ortağı.
Accessoriness : Suç ortaklığı. Yardım. Destek. Yardımcı olma durumu.
Accessories : Donatım çantası. Bir şeyin işletilmesi. Eklentiler. Yedek parça. Yardımcı donatım. Donatılar. Aksesuar. Ek birimler. Aksesuarlar.
Accessorise : Bir giyim eşyasını mükemmelleştirmek için moda eşyaları eklemek (şapkalar, eldivenler, şapkalar ve çantalar gibi). Aksesuarlarla bezemek. (ayrıca accessorize). Aksesuarlarla donatmak. Aksesuarlarla süslemek. Aksesuarlarla teçhizatlandırmak.
Accessory : Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Suç ortağı. Aksesuar. Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen). Suç ortaklığı eden. İkinci derecede suç ortağı. Yedek parça. Yataklık. Yardakçı. Muharrik.
Accessorily : Yardımcı olarak. Yardımcı bir rol üstlenerek. Destek olarak. Bir suçluya suç ortağı olarak. Yardımcı. Bütünleyici bir şekilde.
İngilizce Essoin Türkçe anlamı, Essoin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Essoin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alibi : Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. Özür. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Gerekçe. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Suç mahallinden başka yerde. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia.
Waiver : Vazgeçen. Vazgeçme. Hakkından vazgeçme. Hakkından kendi rızasıyla vazgeçme eylemi. Hakkından feragat etme. Alacaktan feragat etme. Feragat. Feragatname. Terk.
Cloaks : Palto. Örtbas etmek. Örtü. Gizlemek. Pelerin. Paravan. Saklamak. Örtmek. Perde.
Pleas : Rica. Talep. Dava. Savunma. Yalvarma.
Class : Zümre. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kategorize etmek. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Saymak. Sınıf. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Ders. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler.
Caviled : Kusur. Bahane aramak. Şikayetçi olmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). İtiraz. Kusur bulmak.
Disparity : Başkalık. Birbirine uymama, eşit olmama. Eşitsizlik. İhtilaf. Fark. Müsavatsızlık. Uyumsuzluk. Disparite.
Dance lesson : Dans dersi.
Release : Sürüm işlemi. Salıverme. Yay. Yayım. Dağıtım. Devir. Serbest kalma. Bırakmak. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sürmek.
Exempts : Serbest. Hariç tutmak. Muaf. Dışında bırakmak. Çürüğe çıkarmak. Muaf tutmak. İstisna etmek. Özgür. Hariç.
Essoin synonyms : music lesson, golf lesson, course of instruction, differences, cleavage, immunities, course, excusing, detachedness, import, franchise, alibis, segregating, evasions, difference, deviate, disagreement, exonerations, alibiing, exempting, apologies, dissentient, freedom, freedoms, pedagogy, teaching, guise, evasion, dissimilarities, allegations, exoneration, cop out, apology.
Essoin zıt anlamlı kelimeler, Essoin kelime anlamı
Allow : Koyvermek. İmkan vermek. Kabul etmek. Sağlamak. Göz önüne almak. İndirim yapmak. Hesaba katmak. Saymak. İzin vermek. Vermek.
Permit : Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir şeyin yapılması için, kamu yetkesince verilen ve devredilemeyen izin. Müsaade etmek. İzin vermek. İzin belgesi. Bırakmak. Kabul etmek. İzin kağıdı. İzin. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Müsait olmak.
Convict : Mahkum. Kabullendirmek. Yargılı. Suçlu bulmak. Mahkum etmek. Suçlu çıkarmak. Hüküm giydirmek. Suçlandırmak. Suçunu ispat etmek.
Essoin ingilizce tanımı, definition of Essoin
Essoin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The allegation of an excuse to the court. An excuse for not appearing in court at the return of process. To excuse for nonappearance in court.

Bu kısımda Essoin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Essoin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Essoin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Essoin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.