Disparity türkçesi Disparity nedir
- Başkalık.
- Birbirine uymama, eşit olmama.
- İhtilaf.
- Disparite.
- Nispetsizlik.
- [#fark Farklılık].
- Uyumsuzluk.
- Ayrılık.
- Eşitsizlik.
- Müsavatsızlık.
- Fark.
- Ekonomi alanında kullanılır.
Disparity ingilizcede ne demek, Disparity nerede nasıl kullanılır?
Disparity in age : Yaş farkı.
Disparities : Farklılık. Eşitsizlik. Uyumsuzluk. Fark.
Disparage : Hor görmek. Batırmak. Kötülemek. Kötümsemek. Küçümsemek. Aşağı görmek. Küçük görmek. Aleyhinde konuşmak. Adamdan saymamak. Küçük düşürmek.
Disparaged : Küçük düşürülmüş. Küçük düşürmek. Küçük görmek. Kötülemek. Hor görülmüş. Hor görmek.
Disparagement : Küçümseme. İtibardan düşürme. Kötüleme. Aşağılama. Küçük düşürme. Aleyhinde konuşma. Yerme.
Disparaging : Hor gören. Aşağılayıcı. Küçük düşüren. Kötüleyici. Küçümseyen.
Disparages : Küçük düşürmek. Küçük görmek. Kötülemek. Kötümsemek. Adamdan saymamak. Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Aşağı görmek. Batırmak. Hor görmek.
Disparager : Aşağılayan. Küçümseyen kimse. Yeren. Hor gören.
Disparagingly : Aşağılayarak. Kötüleyici olarak. Küçük düşürerek.
Disparateness : Farklılık. Farklı olma durumu.
İngilizce Disparity Türkçe anlamı, Disparity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disparity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A posteriori probability : Ardıl olasılık.
Disagreement : Uyuşmama. Uzlaşmazlık. Uyuşmazlık. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Münakaşa. Uygun bulmama. Bozuşma. Münazaa.
Dissentient : Karşıt görüşlü. Muhalif. Muhalif olan.
Gulf : Büyük körfez. Büyük görüş ayrılığı. Uçurum. Körfez. Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Girdap. Çok derin kanyon. Boşluk. Anafor.
Disaccord : Aynı fikirde olmak. Anlaşmazlık. Fikir ayrılığı. Uzlaşmamak. Ahenksizlik. Uyuşmazlık. Uyuşmamak. Farklı görüşte olmak.
Dissentients : Muhalif. Karşıt görüşlü. Muhalif olan. Karşıt görüşlülük.
Discrimination : Ayrım (ırk, cinsiyet vb). Ayrımcılık. Ayırıcılık. Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme. İnce farkları görebilme. Bilgisayar, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ayırt etme. Ayrımsama. Ayırma yetkisi. Ayrıcalık yapma.
Difference : Anlaşmazlık. Dava. Kavga. Fikir ayrılığı. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Uyuşmazlık. Benzememe.
Discreteness : Farklı olma durumu. Ayrı olma durumu. Ayrıklık. Kesintili olma durumu.
Cachet : Alamet. Damga. Hususiyet. Özellik. Marka. Prestij. Saygınlık. Kaşe. Hap.
Disparity synonyms : discord, imparity, distinctness, abel blanchard model, disharmony, gap, dissonance, deviation, a priori theoretical criteria, a posteriori information, disparities, differentiations, disproportions, spread, far cry, contradistinctions, controversion, detachedness, abc method, abadir test, disunity, discordance, differentiation, a error, unequalness, discrepancies, disunities, a priori probability, differentiae, disequilibrium, collusion, apartness, differences.
Disparity zıt anlamlı kelimeler, Disparity kelime anlamı
Equality : Denklik. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasal haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. İnsanların iktisadi, toplumsal, hukuksal vb. bakımlardan eşit olmaları gerektiğini ileri süren öğretiler. Eşitlik. Seviye. Eşitçilik. Aynılık. Eşlik. Akranlık.
Proportion : Nispet. Orantı kurmak. Nicelik. Uyum. Orantılamak. Bir toplulukta özel bir durumun toplum sayısına bölünmesiyle hesaplanan epidemiyolojik olaylardaki bir matematiksel ölçüm. Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki niceliğin bölümü. Ayarlamak.
Disparity ingilizce tanımı, definition of Disparity
Disparity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A disparity as to color. Inequality. Dissimilitude. As, disparity in, or of, years. Followed by between, in, of, as to, etc. Difference in age, rank, condition, or excellence.

Bu kısımda Disparity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disparity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disparity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disparity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.