Accesso türkçesi Accesso nedir

  • Ek, ilave.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Akseso.

Accesso ile ilgili cümleler

English: That glittering accessory doesn't go with your sweatshirt. Try this on!
Turkish: Bu ışıltılı aksesuvar senin svetşörtüne uymuyor. Bunu dene!

English: You're supposed to be an accessory.
Turkish: Bit yardımcı olman gerekiyor.

English: He was arrested as an accessory to the robbery.
Turkish: Soygunun suç ortağı olarak tutuklandı.

English: Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Turkish: Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.

Accesso ingilizcede ne demek, Accesso nerede nasıl kullanılır?

Accessor : Yardakçı. Erişimci.

Accessorial : Aksesuar. Ek. Cezai suç ortağı. İlave. Yardımcı.

Accessories : Yardımcı donatım. Donatım çantası. Donatılar. Ek birimler. Yedek parça. Aksesuarlar. Aksesuar. Eklentiler. Bir şeyin işletilmesi.

Accessorily : Destek olarak. Yardımcı olarak. Yardımcı bir rol üstlenerek. Bir suçluya suç ortağı olarak. Bütünleyici bir şekilde. Yardımcı.

Accessoriness : Suç ortaklığı. Yardımcı olma durumu. Destek. Yardım.

Accessors : Erişimci. Yardakçı.

Accessorize : Aksesuarlarla süslemek. Bir giyim eşyasını mükemmelleştirmek için moda eşyaları eklemek (şapkalar, eldivenler, şapkalar ve çantalar gibi). Aksesuarlarla bezemek. Aksesuarlarla teçhizatlandırmak. Aksesuarlarla donatmak. (ayrıca accessorise).

 

Accessory after the fact : Suçluya yataklık eden kimse.

Accessory : Suçortağı. Yedek parça. Aksesuar. Yataklık. Suç ortaklığı eden. Eklenti. Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller. Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen). Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Suç ortağı.

Accessory box : Malzeme kutusu.

İngilizce Accesso Türkçe anlamı, Accesso eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accesso ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approach : Varmak. Ele almak. Yaklaşım. Andırmak. Temasta bulunmak. Görüşmek. Başvurmak. Benzemek. Yaklaşmak.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Entrance : Kapı. Sahneye çıkma. Giriş yeri. Girme. Giriş ücreti. Mest etmek. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Büyülemek. Giriş hakkı.

 

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Entranceway : Giriş. Girilecek yer. Giriş yolu. Antre.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

Accesso synonyms : entryway, way, a crochordon, right, abdominal pain, a band, a c deformity, a clay, a c syndrom, a dna, entree, abattoir, abdominal distention, entry.

Accesso zıt anlamlı kelimeler, Accesso kelime anlamı

Unsupportive : Desteksiz.

Log out : Oturum kapamak. Bilgisayar sisteminden çıkmak. Oturumu kapat. Bilgisayar oturumunu sonlandırmak. Oturumu kapamak. Oturum kapat. Sistemden çıkmak. Oturumu kapatmak.