Entrance türkçesi Entrance nedir
- Giriş.
- Büyülemek.
- Gümrük alanında kullanılır.
- Hayran bırakmak.
- Antre.
- Başlangıç.
- Giriş yeri.
- Kendinden geçirmek.
- Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi.
- Esritmek.
- İlgi uyandırmak.
- Sahneye çıkma.
- Mest etmek.
- Giriş ücreti.
- Giriş hakkı.
- Oyuncunun sahneye girişi. tiyatro girişi.
- Girme.
- Kapı.
- Atılma.
Entrance ile ilgili cümleler
English: A slew of corporate logos adorned the entrance to the soccer match.
Turkish: Bir takım şirket logoları futbol maçının girişini süsledi.
English: Because the entrance was locked, we couldn't enter the house.
Turkish: Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.
English: He blamed his teacher for his failure in the entrance examination.
Turkish: O giriş sınavında başarısızlığı için öğretmenini suçladı.
English: Are you going to take the entrance examination?
Turkish: Giriş sınavına girecek misin?
English: Can you tell me where the subway entrance is?
Turkish: Metro girişinin nerede olduğunu bana söyleyebilir misin?
Entrance ingilizcede ne demek, Entrance nerede nasıl kullanılır?
Entrance card : Giriş kartı.
Entrance customs barrier : Yolcu ve malların yurda girmesine ilgililerce izin verilmiş olan belli yerler. Gümrük kapısı. Kara, hava ve denizyolu ile ülkeye girecek veya ülkeden çıkacak yolcular ile eşyanın giriş ve çıkışlarının yapılması için belirlenen yerler. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Giriş kapısı.
Entrance door : Giriş kapısı.
Entrance examination : Giriş sınavı. Giriş sınavları. Birtakım orta dereceli okullar ile yüksek okul ve üniversitelere girmek isteyen öğrencilerin yetişme durumlarını, yetenek ve anıklıklarını saptamak amacıyla düzenlenen yazılı, sözlü ya da hem yazılı hem sözlü sınav.
Entrance exams : Kabul edilme sınavları. Bir adayın bir enstitüye (bir üniversite gibi) kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek için verilen testler. Giriş sınavı.
Entrance visa : Bir ülkeye girişe müsade eden pasaport üzerindeki onay. Giriş vizesi.
Entrance lobby : Giriş holü. Giriş katı.
Audience entrance : Seyircinin seyir yerine giriş kapısı. Seyirci girişi.
Entrance fee : Giriş vergini. Giriş aidatı. Girmelik. Giriş ücreti. Ücretli giriş. Duhuliye. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret. Üyelik aidatı.
Free entrance : Ücretsiz giriş. Serbest giriş. Alınmayan giriş. Davetsiz giriş izni.
İngilizce Entrance Türkçe anlamı, Entrance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entrance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bewitches : Afsunlamak. Aklını almak. Kendine bağlamak. Cezbetmek. Büyü yapmak.
Adit : Maden ocağı ağzı. Galeri. Maden galerisi. Giriş lağımı. Yatay giriş galerisi. Giriş galerisi. Yaklaşım iç yolu. Tünel.
Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.
Portal : Ana giriş. Taçkapı. Büyük kapı. Kapısal. Giriş kapısı. Kapı (ile ilgili). İnternet anakapısı. Ana kapı. İnternet portalı.
Entryway : Birinin onun vasıtası ile girdiği geçit. Girilecek yer.
Bedazzles : Şaşırtmak. Göz kamaştırmak. Büyülemek (argo terim).
Foray : Akın etmek. Basmak. Yağma etmek. Çapulculuk. Yağma. Akın. Atılım (riskli). Yağmalamak. Baskın.
Entrance fee : Giriş aidatı. Girmelik. Üyelik aidatı. Ücretli giriş. Duhuliye. Giriş vergini. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret.
Allures : Aklını başından almak. Baştan çıkarmak. Ayartmak. Cezbetmek. Çekici. Albeni. Çekme. Çekmek. Aklını çelmek.
Impress : Basmak (damga). Sıkıştırmak. El koymak. Aklına sokmak. Göz doldurmak. İz bırakmak. Kamulaştırmak. Zorla askere almak. Etkilemek. Kafasına sokmak.
Entrance synonyms : service door, room access, servant's entrance, porte cochere, autonomous rate of duty, entries, ensorcels, arouse interest, spark, big bang, enthusing, carries, cradles, incomings, carry away, ante room, admission fee, adits, hatchways, entryways, concession rate, ceiling bond, forayed, hatchway, foraying, charm, gigged, inebriates, push, departure, scuttle, impresses, anting.
Entrance zıt anlamlı kelimeler, Entrance kelime anlamı
Repel : Kovmak. Tiksindirmek. Püskürtmek. Defetmek. İğrendirmek. İtici gelmek. Reddetmek. İtelemek. Geri püskürtmek (düşmanı). (su veya hava vb) geçirmemek.
Entrance ingilizce tanımı, definition of Entrance
Entrance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the entrance of a person into a house or an apartment. To put into a trance. Hence, the act of taking possession, as of property, or of office. As, the entrance of an heir upon his inheritance, or of a magistrate into office. Ingress. To make insensible to present objects. The act of entering or going into.

Bu kısımda Entrance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entrance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entrance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entrance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.