Entryway türkçesi Entryway nedir

  • Girilecek yer.
  • Giriş yeri.
  • Girme.
  • Giriş.
  • Birinin onun vasıtası ile girdiği geçit.
  • Kapı.

Entryway ingilizcede ne demek, Entryway nerede nasıl kullanılır?

Entryways : Giriş. Giriş yeri. Girme. Birinin onun vasıtası ile girdiği geçit. Girilecek yer. Kapı.

Entry barriers : Giriş engelleri. Firmaların bir endüstri veya piyasaya girişini zor ve maliyetli hale getiren her türlü unsur.

Entry block : Giriş öbeği.

Entry fee : Ücretli giriş. Kayıt vergini. Giriş ücreti. Kayıt ücreti.

Entry form : Kayıt formu.

Entry notification to insured work : İşe alınan güvenceli için işverence düzenlenerek toplumsal güvenceler kurumuna gönderilen bildirge. Güvenceli işe giriş bildirgesi.

Entry price : Giriş fiyatı.

Entry inwards : Gümrüğe giriş deklarasyonu. Gümrük giriş kaydı.

Entry point : Sınır noktası. Fir noktası. Giriş noktası. Giriş kapısı. Hudut kapısı. Sınır kapısı.

Entry name : Girdi adı.

İngilizce Entryway Türkçe anlamı, Entryway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entryway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forayed : Baskın. Yağmalamak. Basmak. Yağma. Akın. Akın etmek. Çapulculuk. Atılım (riskli). Yağma etmek.

Threshold : Eşik değer. Eğik. Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, kimya, gitar alanlarında kullanılır. Sınır. Başlangıç. Alt sınır. Çözünürlük sığası (ayrımsama). Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. Eşiklemek. Eşik.

 

Inlet : Koy. Giriş noktası. Körfezcik. Methal. Koymak. Giriş ağzı. Haliç. Küçük körfez.

Entries : Girişler. Adet. Sahneye çıkma. Girdiler. Girdi. Kayıt. Madde.

Mouth : Dırdır etmek. Zırlamak. Söylemek. Kavşak. Geme alıştırmak. Boğaz. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Ağız. Kesici aletlerin keskin yanı. Sürekli aynı şeyleri söylemek.

Foraying : Basmak. Yağmalamak. Akın. Atılım (riskli). Yağma. Çapulculuk. Akın etmek. Yağma etmek. Baskın.

Ingate : Metal eritme ve dökme için kullanılan kalıp açıklığı. Döküm deliği. Açıklık. Ağız. Açılış.

Hatchways : Bölme. Ambar ağızları. Kapak.

Opening : Genişlik derecesi. Açıklık. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.

 

Pithead : Maden kuyusu ağzı. Maden ocağı girişi.

Entryway synonyms : porte cochere, room access, service door, servant's entrance, anted, entrance, openings, adit, entering, entryways, entry, antings, anting, gate, admissions, archway, arriving, admittance, gateways, accesses, engaged in, door, anteing, adits, foray, dooring, service entrance, doorway, inletting, admission, inlets, approach, access.