Entrance fee türkçesi Entrance fee nedir

  • Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret.
  • Üyelik aidatı.
  • Girmelik.
  • [#giriş Giriş ücreti].
  • Giriş aidatı.
  • Giriş vergini.
  • Ücretli giriş.
  • Duhuliye.

Entrance fee ile ilgili cümleler

English: How much is the entrance fee?
Turkish: Giriş ücreti ne kadardır?

Entrance fee ingilizcede ne demek, Entrance fee nerede nasıl kullanılır?

Entrance : İlgi uyandırmak. Esritmek. Kapı. Sahneye çıkma. Büyülemek. Antre. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Başlangıç. Giriş. Oyuncunun sahneye girişi. tiyatro girişi.

Fee : Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para. Vergin. İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Görümlük. Ücretini vermek. Giriş vergini. Mirasla edinilen mülk. Giriş ücreti. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para.

Entrance card : Giriş kartı.

Entrance customs barrier : Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Giriş kapısı. Yolcu ve malların yurda girmesine ilgililerce izin verilmiş olan belli yerler. Kara, hava ve denizyolu ile ülkeye girecek veya ülkeden çıkacak yolcular ile eşyanın giriş ve çıkışlarının yapılması için belirlenen yerler. Gümrük kapısı.

 

Entrance door : Giriş kapısı.

Entrance examination : Giriş sınavları. Birtakım orta dereceli okullar ile yüksek okul ve üniversitelere girmek isteyen öğrencilerin yetişme durumlarını, yetenek ve anıklıklarını saptamak amacıyla düzenlenen yazılı, sözlü ya da hem yazılı hem sözlü sınav. Giriş sınavı.

İngilizce Entrance fee Türkçe anlamı, Entrance fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entrance fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admission : Teslim. Kabul. Emme (mühendislik terimi). İçeri alma. Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi. Katılma. Giriş. Emme. İtiraf.

Subscription fee : Abonelik ücreti. Abone bedeli. Abonelik bedeli. Abone ücreti. Satış komisyonu. Ödenti. Aidat.

Entry fee : Kayıt ücreti. Kayıt vergini.

Entrance : Başlangıç. Girme. Antre. Mest etmek. İlgi uyandırmak. Büyülemek. Sahneye çıkma. Atılma. Oyuncunun sahneye girişi. tiyatro girişi. Hayran bırakmak.

Admittances : Kabul. Giriş. Giriş hakkı. Giriş izni. Alım. Empedans evrik değeri. Admitans.

Cover charge : Bazı restoranlar veya gece kulüplerinin girişte aldığı fazladan para. Servis ücreti. Lokantalarda servis için alınan para.

Fee : Ücretini vermek. Mirasla edinilen mülk. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. Tımar. Ödemelik. Vergin. Ücret. Fiyat. Ödemek.

Membership fees : Üyelik aidatları.

Entrances : Hayran bırakmak. Sahneye çıkma. Kendinden geçirmek. Esritmek. Girme. Giriş. Kapı. Büyülemek. Mest etmek.

Entrance fee synonyms : admission charge, admission fee, admittance, feeing, admissions.