Exhibitionist türkçesi Exhibitionist nedir

Exhibitionist ingilizcede ne demek, Exhibitionist nerede nasıl kullanılır?

Exhibitionistic : Azametli. Fiyakalı. Şaşaalı. Gösterişli. Cafcaflı. Teşhirci. Özellikleri ile gösteriş yapma meyilinde olan.

Exhibitionists : Teşhirci. Gösterimci. Ekshibisyonist. Göstermeci.

Exhibitionism : Teşhircilik. Sergileme merakı. Göstermecilik. Teşhir hastalığı.

Exhibition area : Sergi alanı. Sergileme alanı. Sergi sahası.

Exhibition breeds : Sergi ırkları. Tavuklarda yumurta veya et verimi yerine dış görünüm güzelliklerini sergilemesi için yetiştirilen ırklar.

Exhibition season : Sergi sezonu.

Class exhibition : Sınıf sergisi. Okul programının bütünlüğü içinde, sınıf çalışmaları sırasında yapılan kişisel ve ortaklaşa işleri velilere ve öteki öğrencilere göstermek için genellikle öğretim yılı sonunda düzenlenen sergi.

Exhibition grounds : Özellikle sergiler veya fuarlar için ayrılmış toprak parçası. Sergi bölgesi. Fuar alanı.

Exhibition center : Gösteri merkezi.

Exhibition rights : Gösterim hakkı. Filmin gösterimini sağlayan hak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Exhibitionist Türkçe anlamı, Exhibitionist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exhibitionist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hot dog : Sosisli sandviç. Sosisli. Bir çeşit sosis. Sıcak sosisli sandviç. Sosis. Bu sosisle yapılan sandviç. Sosisli sandviç, sosis. Sosisle yapılan sandviç. Hot dog.

Theater projectionist : Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Dissectors : Görüntü analizleyicisi. Görüntü tarayıcı. Teşrihçi. Parçalara ayırıp inceleyen kimse.

Flasher : Parlayıp sönen sinyal ışığı. Işıldak. Çakar söner. Sinyal. Sinyali açma (ör. bir arabada). Flaşör çakıcı. İşaret lambası. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Toplum içinde cinsel yerlerini açan kimse.

Dissector : Görüntü tarayıcı. Görüntü analizleyicisi. Teşrihçi. Parçalara ayırıp inceleyen kimse.

Exhibitive : İbraz edici. Sergilemeci. Teşhir edici. Arzedici.

Poser : Zor soru. Subje. Poz veren kimse. Şaşırtıcı soru. Model. Poz veren kişi. Numaracı.

Operator : Telsizci. Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne. İşletmen. İşleç. Cerrah. gen veya gen gruplarının ifadesini kontrol eden bastırıcı proteinle etkileşen dna’nın bir bölgesi. Cerrah. Işık görevlisi. Spekülatör. Kullanan. Makine operatörü.

Egoist : Ben merkezli kimse. Bencil. Benlikçi. Egoist.

Show off : Göstermek. Kurum satmak. Gururla göstermek. Gözler önüne sermek. Havasına girmek. Gösteriş yapmak. Gösteriş. Fiyaka yapmak. Racon kesmek. Tribünlere oynamak.

Exhibitionist synonyms : projectionists, exhibitory, exhibitionistic, booth man, grandstander, exhibitioners, exhibitioner, projectionist, raunchy, poseur, compulsive, swellhead, hotdog, egotist, streaker, exhibitionists.