Dissector türkçesi Dissector nedir

  • Görüntü tarayıcı.
  • Teşhirci.
  • Parçalara ayırıp inceleyen kimse.
  • Görüntü analizleyicisi.
  • Teşrihçi.

Dissector ingilizcede ne demek, Dissector nerede nasıl kullanılır?

Dissector tube : Disektör tüpü.

Image dissector : Görüntü bölücüsü. Görüntü tarayıcı. Görüntü çözümleyici.

Dissectors : Görüntü analizleyicisi. Parçalara ayırıp inceleyen kimse. Görüntü tarayıcı. Teşhirci. Teşrihçi.

Dissect : Parçalara ayırıp incelemek. Ayırmak. Diseke etmek. Dikkatle incelemek. Kadavrada çalışmak. Parçalara ayırmak. Diseksiyon. İncelemek. Parçalayıp incelemek.

Dissected : Kesip parçalara ayırmak. Kadavrayı incelemek. Parçalayıp incelemek. Parçalara ayrılmış. Parçalara ayrılan. İncelemek.

Dissection : Keserek parçalara ayırma. İncelenen şey. Bir organizmayı incelemek için küçük parçalara ayırma, doku veya organları görülebilir duruma getirme. Teşrih edilen şey. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parçalara ayırma. İnceleme. Açımlama. Diseksiyon. Teşrih.

Dissects : İnceden inceye incelemek. Dikkatle incelemek. Ayırmak. Kesip parçalara ayırmak. Parçalara ayırmak. Kadavrayı incelemek. Parçalayıp incelemek. İncelemek üzere kesip ayırmak. Parçalara ayırıp incelemek. İncelemek.

Microdissection : Minikesim. Küçük kesim. Mikrodiseksiyon.

 

Sharp dissection : Keskin diseksiyon. Dokuların keskin bir kenarla kesilerek ayrılması.

Dissecting : Kesip parçalara ayırmak. Tahlil. Kadavrayı incelemek. İncelemek. Teşrih. Parçalayıp incelemek.

İngilizce Dissector Türkçe anlamı, Dissector eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Raunchy : Şehevi. Boşboğaz. Ahlaka mugayir. Müstehcen. Şom ağızlı. Dobra. Şapşal. Abazan.

Exhibitioner : Teşhir eden. Arzeden. Teşhir hastalığı olan. Harçlık veya ödenek alan öğrenci. Gösteren. Burs alan öğrenci (ingiliz ingilizcesi). Sergileyen. Kendini gülünç duruma düşüren. İlaç olarak veren.

Flasher : Flaşör. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Flaşör çakıcı. Sinyali açma (ör. bir arabada). Işıldak. Parlayıp sönen sinyal ışığı. Çakar söner. Sinyal. İşaret lambası.

District manager : Bölge müdürü. Taşra şube müdürü. Bölge yöneticisi.

Image dissector : Görüntü bölücüsü. Görüntü çözümleyici.

Exhibitionistic : Gösterişli. Fiyakalı. Azametli. Şaşaalı. Cafcaflı. Özellikleri ile gösteriş yapma meyilinde olan.

Exhibitory : İbraz eden. Sergileyen. Kendini gülünç duruma düşüren. Arzeden. Gösteren. Teşhir özelliğinde. Teşhir eden. Teşhir hastalığı olan.

Exhibitioners : İlaç olarak veren. Arzeden. Kendini gülünç duruma düşüren. Harçlık veya ödenek alan öğrenci. Teşhir eden. Sergileyen. Burs alan öğrenci (ingiliz ingilizcesi). Teşhir hastalığı olan. Gösteren.

Manager : Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Yönetmen. Yarış yöneticisi. Yarışların istenilen düzene uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olan yönetici. Menajer. Müdür. Yönetici. Bir sanatçı veya spor takımının işlerini yöneten kimse. İşletmeci. Menejer.

 

Dissector synonyms : dissectors, manageress, decision maker, exhibitionist, cutting, administrator, managing director, cut, exhibitionists, bank manager.

Dissector zıt anlamlı kelimeler, Dissector kelime anlamı

Conformist : Kilise kurallarına uyan kimse. Uymacı. Mevcut kurallara uyan. Uyumlu kimse. Uygitsinci. Uyumcu. Kurallara uyan kimse. Toplum kurallarına uyan kimse. Konformist.

Synthesis : Basit yapılı moleküllerden karmaşık yapılı maddelerin elde edilmesi. Bir bileşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki bileşiklerden elde etmeye yarayan tepkime ya da tepkimeler dizisi. İstenen bir kimyasal özdeğe, daha olağan ayıraçlardan başlayarak birkaç kimyasal adım sonunda erişme işlemi. İstihbarat sentezi. Bir birleşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki birleşiklerden elde etmeye yarayan tepkileşim ya da tepkileşimler dizisi. Birden çok öğenin bağımsızlığını yitirerek yeni bir bileşim oluşturan birliği ya da birden çok öğeyi bireştirme işlemi. Bileştirim. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birleşim. Ayrı ayrı düşünce ve duyum öğelerinin birleşip bir bütün oluşturması. türlü bulgu ve görüşlerin, genel bir düşünceye varmak amacıyla, karşılaştırılıp değerlendirilmesinden sonra birleştirilmesi işlemi. sözcük bölüklerinin bir araya getirilerek okunması.

Dissector ingilizce tanımı, definition of Dissector

Dissector kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An anatomist. One who dissects.