Existential türkçesi Existential nedir
- Varlıklarla ilgili.
- Varoluşa ilişkin.
- Mevcudiyetle alakalı.
- Varoluşa değin.
- Var olan.
- Varlıksal.
- Varoluşla ilgili.
- Varoluşsal.
- Varoluşçuluğa (20'nci yüzyıl felsefe akımı) ilişkin.
- Varlıkla ilgili.
- Varoluşçulukla ilgili.
Existential ingilizcede ne demek, Existential nerede nasıl kullanılır?
Existential psychology : İnsan davranımının, olabilirlik açısından ya da ülküsel bakımdan değil de duyumlar, imgeler ya da duygular gibi gerçek ve nesnel verilere göre incelenmesi gerektiğini savunan ruhbilim görüşü. Varoluşçu psikoloji. Varoluşsal psikoloji. Varoluşçu ruhbilim.
Existential quantifier : Varoluşsal niceleyici. Varlık niceleyicisi.
Existential sentence : Varoluşsal tümce.
Existentialism : Egzistansiyalizm. Varoluşçuluk.
Existentialist : Varoluşçu. Egzistansiyalist.
Existentialists : Varoluşçu. Egzistansiyalist.
Inexistent : Var olmayan. Ademi mevcut olan.
Nonexistent : Varolmayan. Yok. Var olmayan. Doğada tükenmiş.
Existentialist philosophy : Varoluşçuluk.
Existentialist ethics : Bilimsel ve nesnel düşüncenin ifade ettiği nedenselliğin bir yanılsama olduğunu göstermeyi ve insanlara unuttukları özgürlük duygusunu anımsatmayı hedefleyen, ayrıca insanın kendi yaşamına ilişkin kararlarda mutlak bir özgürlük içinde olduğunu ileri süren görüş, egzistansiyalist etik. Varoluşçu etik.
İngilizce Existential Türkçe anlamı, Existential eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Existential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Substantials : Mühim. Varlıklı. Oldukça zengin. Önemli. Çok tatmin edici (maaş). Azımsanmayacak (sayı veya miktar). Değerli. Çok doyurucu (yemek). Maddi.
Substantial : Gerçek. Besleyici. Katı. Özlü. Dayanıklı. Oldukça zengin. Büyük. Sağlam. Maddi.
In existence : Mevcut. Yaşayan. Yok veya kayıp edilmiş olmayan. Varlık. Varlığını sürdüren.
Ongoing : Devam eden. Süregitmekte olan. Süren. Sürekli. Devam etmekte. Devamlı. Süregiden. Sürmekte olan. Süregelmekte olan.
Empiric : Deneysel. Görgül. Deneyimsel. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Denel. Deneme yanılma (yaklaşımı). Ampirik. Etki mekanizması bilinmeden, sadece tecrübeyle belli bir sonucun elde edileceği bilinerek yapılan. hem genel hem de kişisel deneyimle ilgili olan, deneyimsel. Tecrübi. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Located : Bulunmuş. Kain. Yerleşik. Değişmeyen. Yerleşmiş. Yerleştirilmiş. Tespit edilmiş. Yeri tayin edilmiş.
Experiential : Deneyime ait. Tecrübeye dayanan. Tecrübelerden elde edilen. Ampirik. Deneyimsel. Tecrübeyle ilgili. Deneysel.
Existing : Var olma. Olma. Şu andaki. Halihazırdaki. Hali hazırdaki. Varolan. Mevcut. Bugünkü.
Empirical : Eğitim, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Tecrübi. Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin. Deneysel. Deneyimsel. Görgül. İhtibari. Uygulamaya, deneye ve gözleme dayalı. Ampirik.
Existential zıt anlamlı kelimeler, Existential kelime anlamı
Theoretical : Teorik. Nazariyat. Kuramsal. Nazari.
Existential ingilizce tanımı, definition of Existential
Existential kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having existence.

Bu kısımda Existential kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Existential ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Existential anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Existential ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.