Exodic türkçesi Exodic nedir
- Ekzodik.
Exodic ingilizcede ne demek, Exodic nerede nasıl kullanılır?
Exoderm : Ekzoderm. Dışderi.
Exodermis : Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının altında yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç sıra hücreden oluşmuş tabaka. Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının alanda yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç şua hücreden oluşmuş tabaka. Dışderi. Ekzodermis.
Exodontia : Diş çekimi. Diş çekimi ile ilgili dişçilik dalı. Diş kaybı.
Exodontist : Eksodontist. Diş çekiminde uzman kimse.
Exodus : Akın. Eksodos. Umumi çıkış. Beni israilin mısırdan hicreti. Toplu göç. Toplu yola çıkma. Mısır'dan çıkış. Çıkış. Göç.
Exocardial murmurs : Ekzokardiyal üfürümler. Kalbin dışından kaynaklanan nedenlerle oluşan üfürümler. ekzokardiyal üfürümler kalp kesesi değişiklikleriyle oluşan sürtünme ve çalkantı sesleridir, perikardiyal çalkantı sesleri, perikardiyal sürtünme sesleri, perikardiyal üfürümler. sığırlarda ekzokardiyal üfürümlerin en yaygın nedeni perikarditis travmatikadır.
Exodus of capital : Sermayenin kaçışı.
Exobiologists : Eksobiyolog. Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali üzerine çalışmalar yapan kimse. Eksobiyoloji uzmanı. Dış dünyalardaki canlıları inceleyen kişi.
Exo : Dışından. Ekzo. Dışına. Dış.
Rural exodus : Kırsal nüfusun kentlere, işleyimleşmiş yörelere akması. Kırların boşalması. Köyden kente akın.
İngilizce Exodic Türkçe anlamı, Exodic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exodic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sexy : Seksi kimse. Seksi. Cinsel istek uyandıran. Çekici.
Titillating : Gıdıklama. Gıdıklayan. Gıdıklamak. Gıdıklanmak.
Foreign : Yabancılık. Yabancı. Yurtdışı. Yabancı madde. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Ülke dışı. Harici. Ecnebi. Dıştan gelme.
Strange : Tuhaf. Garip. Acayiplik. Yad. Yabancılık. Çekingen. Yeni. Alelacayip. Alışık olmayan. Yabancı.
Alien : Haklardan mahrum bırakılan kimse. Uymayan. Yabancı uyruklu kimse. Yaratık. Aktarma (dilbilgisi terimi). Farklı. Zıt. Yabancı kelime. Değişik. Karşıt.
Exodic zıt anlamlı kelimeler, Exodic kelime anlamı
Native : Natif. İlkel. Doğal. Yerli. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kendi doğal alanında bulunma. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum.
Exodic antonyms : unsexy.
Exodic ingilizce tanımı, definition of Exodic
Exodic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Conducting influences from the spinal cord outward. Said of the motor or efferent nerves. Opposed to esodic.

Bu kısımda Exodic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exodic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exodic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exodic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.