Exo türkçesi Exo nedir

  • Ekzo.
  • Dış.
  • Dışından.
  • Dışına.

Exo ile ilgili cümleler

English: The DNA here doesn't exonerate Tom.
Turkish: Buradaki DNA Tom'u temize çıkarmıyor.

English: Modern DNA analysis has exonerated many people on death row in the US.
Turkish: Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.

English: Ali has been exonerated.
Turkish: Ali temize çıkarıldı.

English: Ali was exonerated.
Turkish: Ali beraat ettirildi.

Exo ingilizcede ne demek, Exo nerede nasıl kullanılır?

Exobiological : Eksobiyoloji (dünya dışı varlıkları inceleyen bilim dalı) ile alakalı. Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali incelemeleri ile alakalı. Dış dünyalardaki canlıları incelemeyle ilgili.

Exobiologist : Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali üzerine çalışmalar yapan kimse. Eksobiyoloji uzmanı. Dış dünyalardaki canlıları inceleyen kişi. Eksobiyolog.

Exobiologists : Eksobiyoloji uzmanı. Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali üzerine çalışmalar yapan kimse. Dış dünyalardaki canlıları inceleyen kişi. Eksobiyolog.

Exobiology : Ekzobiyoloji. Eksobiyoloji. Dış dünyalardaki canlıları inceleyen bilim dalı.

Exocarans : Ekzokarans. Rasyonda yetersiz vitamin bulunmasından kaynaklanan hipovitaminozis olgusu.

Exocrine glands : Ekzokrin bezler. Ekzokrin bezleri. Dış salgı bezleri.

 

Exocarp : Eksokarp. Meyvelerde perikarpın en dış tabakası. epikarp. Meyvenin dış kabuğu. Ekzokarp. Epikarp. Meyvelerde pericarpın en dış tabakası, epikarp.

Exocrine gland : Eksokrin bezi.

Exocit : Bazı alglerde oogoniumun üç katlı tabakasından dışta olanı. Ekzokit.

Exocrinocytus bronchiolaris : Akciğerlerin bronşçuklarında, silyumlu hücrelerin arasında görülen ve surfaktan benzeri bir madde salgılayan silyumsuz hücre. Clarahücresi.

İngilizce Exo Türkçe anlamı, Exo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Offshore : Açık deniz. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü. Denizde. Karadan gelen. Kıyıdan esen. Yabancı. Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Kıyıdan uzakta. Yabancı ülkeden.

Outdoor : Dış mekan. Açık havada. Açıkhava. Açık hava. Bina dışı. Açık. Ev dışında. Dışarıda. Yapı dışı.

Nigerian : Nijerya. Nijeryalı. Nijerya'ya özgü. Nijerya'ya (afrika'da bir ülke) ait.

Outer : Dış taraftaki. Dışarıdaki. Harici. Dıştaki. Dışsal.

Exogenous : Hariç. Ekzojen. Eksogenus. Dış kaynaklı olan. İncelenen bir organizma, hücre ya da sistemin dışında oluşan. Dışyapılı. İncelenen bir organizma, hücre veya sistemin dışında oluşan. Egzojen. Harici. Eksojen.

External : Yabancı. Harici. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dışarıdan gelen. Yabancı ülkelerle olan. Dıştan gelen. Dışta veya dışa yakın. Dıştan. Yüzeysel.

Ecto : Ekto.

Pridefulness : Gururluluk.

Externus : Harici. Dış. dışta bulunan. Eksternus.

Extrinsic : Dışarıdan. Geçici. Dış güdümlü. İkincil. Ekstrinzik. Esaslı olmayan. Dış kaynaktan. Dıştan gelen.

 

Exo synonyms : outlying, exteriors, egotism, out of, outside, outsides, pride, outers, self importance, foreign, exterior.

Exo zıt anlamlı kelimeler, Exo kelime anlamı

Humility : Alçakgönüllülük. Mahviyet. Tevazu. Alçak gönüllülük.

Unconsciousness : Kendinde olmama. Baygınlık. Enkonsiyans. Farkında olmama. Bilinçsizlik. Şuursuzluk.