Exogenous türkçesi Exogenous nedir
- Organizmanın dışında büyüyen.
- Hariç.
- İncelenen bir organizma, hücre ya da sistemin dışında oluşan.
- İncelenen bir organizma, hücre veya sistemin dışında oluşan.
- Dışsal.
- Dış kaynaklı.
- Eksogenus.
- Egzojen.
- Dış kaynaklı olan.
- Harici.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Dış.
- Dışyapılı.
- Eksojen.
- Ekzojen.
Exogenous ingilizcede ne demek, Exogenous nerede nasıl kullanılır?
Exogenous retroviruses : Ekzojen retrovirüsler. Tipik enfeksiyöz ajan gibi davranan ve bulunduğu konak veya hücrede yatay yolla diğer konaklara bulaşabilen retrovirüsler.
Exogenous variate : Dışsal değişken. Dışyapılı değişken.
Autoregressive moving average exogenous model : Kendiyle bağlaşımlı hareketli ortalamadışsal değişken modeli.
Contemporaneously exogenous variable : Eş zamanlı dışsal değişken.
Doubly exogenous variable : Çifte dışsallaşmış değişken.
Dummy exogenous variable : Kukla dışsal değişken.
Weakly exogenous covariate : Zayıf dışsal birlikte değişen.
Weakly exogenous variables : Zayıf dışsal değişken.
Exogen eczema : Ekzojen egzama. Parazitler ve kirlilik gibi dış nedenlerle oluşan egzama.
Exogenously : Dış kaynaktan. Dışsal olarak. Dışardan olacak şekilde. Harici bir şekilde.
İngilizce Exogenous Türkçe anlamı, Exogenous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exogenous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barring : ...olmazsa. Olmazsa. Öncelik (oynatımı). Önemli bir filmin, birinci sınıf bir ya da birkaç sinemada ilk olarak oynatılması; böylelikle bir sinemaya ya da sinema topluluğuna, iyi filmlerin işletilmesi için geçici bir tekel sağlanması, aynı süre içinde komşu sinemaların ve izleyicilerin bu filmden yoksun kalması biçiminde uygulanan yöntem. Dışında. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başka. Telli çalgıların klavyesinde bir parmakla birden fazla tele basılması. Haricinde.
Outers : Dışarıdaki. Dıştaki. Dış taraftaki.
Bar : İzin vermeme. Kapatmak ya da dışarıda bırakmak. İzin vermemek. Bariyer. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Saymamak. Demir çubuk. Demir ya da tahta parmaklık. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Dışında.
Outlying : Merkezden uzak. Memleket dışı. Çevredeki. Etraftaki. Uzak. Kent sınırı dışı. Kuş uçmaz kervan geçmez. Uzakta bulunan. Merkez dışı.
Exterior : Dış taraf. Zahiri. Dışarıda olan. Dışarı. Görünüş. Dışyüz. Dış ülkelerle olan.
Heterogenous : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Heterogenus. Değişik karakterlere ya da yapıya sahip olan. Dış kaynaklı (tıp). Vücudun dışından gelen. Dışardan gelen. Heterojeni. Ayrı cinsten. Ayrı cinsten veya değişik yapıda olan, değişik ögelerden oluşan. Çoktürel.
Exogenic : Erkeveren. Dışsallık. Vücut dışından doğan (dış kaynaklı).
Adventitious : Arızi. Dağınık. Ayrık. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler. Adventisyus. Adventif. Tesadüfen. Dışta bulunan, dıştan gelen, dıştan tamamlayan bölüm.
Bating : Dışarıda kalan. Hariç tutulan. İstisnai. İstisna olan.
Exogenous synonyms : ectal, outer, but the, exteriors, exempt, external, outside, exotica, ecto, exclusive of, excepts, exclusive, exo, exotisms, excluding, excepting, extrinsic, outdoor, offshore, except, externus, foreign, excepted, exogen, exotism, but, extrinsical, exempts, outsides, exoterical, exoteric, exoterics.
Exogenous zıt anlamlı kelimeler, Exogenous kelime anlamı
Endogenic : İçsel. İçsellik. Endojen.
Endogenous : İçten doğmuş. Hücre ya da sistem içinden gelen; dokularda biyosentez ve yıkım olayları. İç kısmından kaynaklanan. Endojen. İç kaynaklı. İçkaynaklı. Endojenöz. Hücre veya sistem içinden gelen. dokularda biyosentez ve yıkım olayları. İçinden büyüyen.
Exogenous ingilizce tanımı, definition of Exogenous
Exogenous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The opposite of endogenous. Pertaining to, or having the character of, an exogen.

Bu kısımda Exogenous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exogenous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exogenous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exogenous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.