Outers türkçesi Outers nedir

Outers ingilizcede ne demek, Outers nerede nasıl kullanılır?

Accouters : Üstüne almak. Giydirmek. Askeri giyecek vermek. Levazım sağlamak. Malzeme sağlamak. Askeri teçhizat sağlamak. Donatmak.

Flouters : Alay eden kimse. Küçümseyen kimse. Alaycı. Hor gören kimse. Aşağılayan kimse. Alçaltan kimse.

Neighboring routers : Komşu ağ yönlendiricileri.

Pouters : Somurtkan tip. Kafasını şişiren balık. Kursağını şişiren güvercin. Suratsız. Asık suratlı.

Routers : Gönderen veya sevkeden kimse veya şey. Doğru noktaya ağ üzerinden mesajları yönlendiren donanım aleti (bilgisayar). Yürüyüşe geçen kimse veya şey. Bir malzemeyi oyan veya içerisinde delik veya iz açan her türlü güç aletlerinden her biri. Yönlendiriciler.

Shouters : Haykıran. Bağıran. Sesini yükselten kimse. Çığlık atan kimse. Bağıran kimse.

Outer circumferential system : Kemik dokuda, periosteumun altındaki halkasal dizilmiş tabaka. Dış halkasal sistem.

Outer cover : Dış kaplama. Dış kapak. Dış örtü.

Scouters : Keşif bölümüne ait bilgi toplayan kişi. Gözlemci. Bilgi toplayan kimse. Bir keşif biriminin üyesi.

Outer product : Dış çarpım.

İngilizce Outers Türkçe anlamı, Outers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Outers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Satellite : Uydu devlet. Uyduşehir. Uşak. İnsanlarca yapılarak bir gökcismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen ve dolanması sağlanan uzay aracı, yapma uydu. yapma uydunun iletişimde, ırakiletişimde kullanılan çeşidi, iletişim uydusu. iletişim uydusunun televizyon yayınlarında da kullanılabilen çeşidi, televizyon uydusu. Bağımlı ülke. Bende. Yörüngesel devinimini bağlı olduğu gezegen çevresinde yapan ve onunla birilikte dizgenin asıl özeği olan yıldız çevresinde de dolanan gökcismi. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. Görünüşte bağımsız, gerçekte başka bir devlete bağımlı olan (devlet). Uydu.

Call : Çağrı. Uğramak. Davet etmek. İddia etmek. Adlandırılmak. Bağırmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Seslenmek. Çağırmak. Söylemek.

Exoteric : Anlaşılır. Kolay anlaşılır. Dışrak. Sıradan. Genel. Eksoterik.

Adventitious : Dıştan gelen. Ayrık. Tesadüfi. Arızi. Tesadüfen. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler. Beklenmedik. Sonradan olan. Adventisyus.

Yell : Bağırma. Nara atmak. Bağırmak. Çığlık. Tezahürat. Haykırmak. Haykırış. Feryat. Bağırtmak. Seslenmek.

Shout out : Haykırmak. Silahlı çatışma. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bağırarak söylemek. Bağırmak.

Extrinsic : Yabancı. Ekstrinzik. Dış güdümlü. Eğreti. Dış kaynaktan. Geçici. Esaslı olmayan.

 

Verbalize : İfade etmek. Sözcüklere dökmek. Sözle anlatmak. Sözle ifade etmek. Sözlü ifade edilmek. Fiile çevirmek. Dile getirmek. Açıklamak. Sözcüklerle ifade etmek. Söze dökmek.

Extrinsical : Ayrışmış. Yabancı. İlişkisi olmayan. Dış dünyaya ait. Yaratık.

Outers synonyms : give tongue to, spatial relation, ectal, exteriors, verbalise, squall, holler, external, foreign, aah, outsiders, cry out, outside, outsider, ecto, exotisms, outlying, shout, utter, hollo, gee, outmost, outer, express, outermost, position, call out, exclaim, outdoor, outsides, exotism, exoterical, cry.

Outers zıt anlamlı kelimeler, Outers kelime anlamı

Inner : Deruni. İçteki. İçerdeki. İçsel. Gizli. Ruh. Saklı (anlam vb). Ruhsal. Manevi. İç.

Inward : İçe doğru. İçeriye doğru. İç kısım. Ruhsal. İç. İçeride bulunan. Manevi. Dahili. Derinlemesine. Ruh hali.