Routers türkçesi Routers nedir

  • Yürüyüşe geçen kimse veya şey.
  • Gönderen veya sevkeden kimse veya şey.
  • Doğru noktaya ağ üzerinden mesajları yönlendiren donanım aleti (bilgisayar).
  • Bir malzemeyi oyan veya içerisinde delik veya iz açan her türlü güç aletlerinden her biri.
  • Yönlendiriciler.

Routers ingilizcede ne demek, Routers nerede nasıl kullanılır?

Neighboring routers : Komşu ağ yönlendiricileri.

Router discovery advertisements : Yönlendiricileri keşif reklamları.

Ip router manager : Ip yönlendirici yöneticisi.

Autonomous system boundary router : Özerk sistem sınır yönlendiricisi.

Ip router : Ip yönlendiricisi. İnternet'te veri paketleri aktaran bilgisayar.

Route expiration timer : Yol süresi dolma zamanlayıcısı.

Route sampling : Yol örneklemesi. Yollara göre örnekleme.

Virtual neighbor router : Sanal komşu ağ yönlendiricisi.

Route to recipients : Alıcılara dolaştır.

Multinet router : Çoklu ağ dolaştırıcısı.

İngilizce Routers Türkçe anlamı, Routers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Routers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electron orbit : Eksicik dolancası. Bir eksiciğin, bir öğecik çekirdeği çevresinde dolanırken izlediği kapalı yörünge. Elektron yörüngesi.

Crosscut : Suyuna dik kesme. Kroskat. Enine kesilmiş. Enine kesmek. Suyuna dik. Başkesit. Enine kesim. Enine. Enine kesiş. Enine kesit.

 

Outermost : En uzak. En uzaktaki. En diştakı. En dıştaki.

Orbit : Yörünge izlemek. Yörüngeye sokmak. Yörüngeye oturtmak. Göz. Gözün içinde bulunduğu kemiksi boşluk. Faaliyet sahası. Yörüngeye oturmak. Göz çukuru. Yörüngede dönmek. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Skyway : Tenek yolu. Asma yol. İki binayı birbirine bağlayan köprü. İki bina arasındaki köprü. Havayolu.

Position : Konum. Yer. Duruş. Sav. Durmak (bir yerde). Fikir. Görüş. Yerini belirlemek. Hal. Durum.

Flyway : Uçuş rotası. Göç rotası. Göçmen kuşların uçuş rotası. Göç yolu (kuşların). (göçmen kuşların) göç yolu. Uçuş tarifesi.

Outside : Den başka. Dışına. Dış görünüş. Dışında. Ötesine. Dış (taraf). Dışarısı. Dış taraf. Dış. Dış kısım.

Line : Hat. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Düzdizim çizgisi. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Kaplamak. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Doldurmak. Sıra. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Sürütme oltaları.

Circuit : Devir. Akım. Lig. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Etrafında dönmek. Çevrim. Turne. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Tur. Daire.

Routers synonyms : approach pattern, celestial orbit, supply route, line of march, spatial relation, paper round, line of fire, data track, line of flight, supply line, feeder line, bus route, paper route, traffic pattern, migration route, outmost, out, pattern, beeline, itinerary, track, flight path, way, main line, airway, path, trade route, satellite, beat, round, direction, air lane, fairway.

 

Routers zıt anlamlı kelimeler, Routers kelime anlamı

Inner : İçsel. İç. Saklı (anlam vb). Gizli. Manevi. Ruhsal. İçteki. Ruh. Ayrıcalıklı. Dahili.

Inward : Ruhsal. İçeride bulunan. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. İç. Derinlemesine. Ruh hali. İç kısım. Manevi. İçeriye doğru. Saklı.