Expected türkçesi Expected nedir

  • Melhuz.
  • Umulan.
  • Beklenen.
  • Beklenilen.
  • Öngörülen.
  • Dört gözle beklenen.
  • Ümit edilen.

Expected ile ilgili cümleler

English: Ali didn't realize what was expected of him.
Turkish: Ali kendisinden bekleneni fark etmedi.

English: Ali asked Mary what time she expected to get home.
Turkish: Ali Mary'ye saat kaçta eve varmayı beklediğini sordu.

English: Ali did better than I expected him to do.
Turkish: Ali onun yapmasını beklediğimden daha iyisini yaptı.

English: Ali didn't know exactly what was expected of him.
Turkish: Ali ondan ne bekleyeceğini tam olarak bilmiyordu.

English: A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Turkish: Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.

Expected ingilizcede ne demek, Expected nerede nasıl kullanılır?

Expected frequencies : Beklenen sıklıklar.

Expected frequency : Ki-kare ölçerinde, iki değişkenin birlikte değişimini veren bir çapraz çizelgede adı geçen değişkenler arasında bir bağıntının bulunmaması durumunda her gözede gözleneceği varsayılan ve ilgili gözenin içinde yer aldığı sırayla dikecin gözlem toplamları çarpımının toplam gözlem sayısına oranı olarak bulunan sıklık, bk. gözlenen sıklık. Beklenen sıklık.

Expected life : Beklenen ömür. Tahmini ömür. Bir varlığın beklenen ömrü.

 

Expected net return : Beklenen net getiri. Herhangi bir varlıktan beklenen gayrisafi gelir akımından, yapılan yatırım maliyetleri düşürülerek hesaplanan tahmini getiri. krş. sermayenin marjinal etkenliği.

Expected profit : Tahmini kar. Beklenen kar. Tahmini veya beklenen kar.

As expected : Umulduğu gibi. Varsayıldığı gibi. Beklendiği gibi. Öngörüldüğü gibi.

Expectedly : Öngörüldüğü üzere. Umulduğu gibi. Beklenen bir şekilde. Beklendiği şekilde. Beklendiği gibi.

Later than expected : Beklenenden daha geç.

Conditional expected value : Koşullu beklenen değer.

What time is he expected back : Ne zaman döner.

İngilizce Expected Türkçe anlamı, Expected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Due : Sona erme. Vadesi dolmuş. Alacak. Zamanı gelmiş. Gereken. Uygun. Hak vergi. Vade tarihi. İstihkak.

Stipulated : Şart koşmak. Şartları belirlemek. Taahhüt etmek. Koşul olarak koymak. Şart koşulmuş. Garanti etmek. Şart koymak.

Inevitable : Malum. Mübrem. Kaçmaz. İnevitabl. Kaçınılmaz. Eksik olmaz. Zorunlu. Kaçınılamaz.

Awaited : Bekletilmiş. Hazır olmak. Beklemek.

Foreseen : Önceden görülmüş. Önceden haber verilmiş. Tahmin edilmiş. Ön görülmüş. Önceden söylenmiş.

Prospective : İleriye yönelik. Olası. Niyetli. Müstakbel. Gelecekteki. Prospektif. İleriye dönük. Muhtemel.

De rigueur : Zorunlu. Görgü gereği.

Anticipated : Beklenile. Tahmin edilen. Zihinde canlandırılmış.

Expectable : Kabul edilebilir. Beklenebilir. Önceden görülebilir. Beklenebilen. Tahmin edilebilir. Umulabilir.

 

Expected synonyms : hoped for, prevenient, envisaged, unsurprising, forecasted, expectative, no contingency, matter of course, foregone, expected to, projected.

Expected zıt anlamlı kelimeler, Expected kelime anlamı

Unexpected : Beklenmedik. Beklenmeyen. Ummadık. Ümit edilmeyen. Beklenilmeyen. Beklenilmedik. Umulmadık. Davetsiz. Beklenmez.

Surprising : Şaşılası. Hayret verici. Hayrete düşüren. Şaşırtıcı. Sürpriz.