Expenditure method türkçesi Expenditure method nedir

  • Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, iktisadi karar birimlerinin sonul mal ve hizmetlere yönelik yaptıkları harcamaların toplanmasına dayanan milli gelir hesaplama yöntemlerinden biri. krş. gelir yöntemi, üretim yöntemi.
  • Harcama yöntemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Expenditure method ingilizcede ne demek, Expenditure method nerede nasıl kullanılır?

Expenditure : Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Masraf. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Tüketim. Sarf. Maliyet. Tüketme. Harcama. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Harç.

Method : Bir sorunu çözüme götürmek için geliştirilen yollar. Tertip. Bilimsel bilgi üretmek üzere izlenen genel yol ve bu yolda başvurulan yordamların, işlemlerin tümü. Yöntem. Yol. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Rabıta. Metod. Metot. Teknik.

Expenditure balance : Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi. Harcama dengesi.

 

Expenditure balance relation : Harcama dengesi. Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi.

Expenditure changing policies : Gelir düzeyini etkileyerek toplam yurtiçi harcamaları azaltmaya veya artırmaya yönelik uygulanan para politikası veya maliye politikası. Harcama değiştirici politikalar. Harcama miktarını değiştirici politikalar.

Expenditure contractionary policies : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası. Harcama daraltıcı politikalar.

İngilizce Expenditure method Türkçe anlamı, Expenditure method eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expenditure method ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Expenditure method synonyms : abnormal budget, ability rent, a type mutual funds, a change in demand, a group shares, a pass through certificate.