Exploitee türkçesi Exploitee nedir

  • İstismar edilen kimse.
  • Sömürge.
  • Kullanılan kimse.

Exploitee ingilizcede ne demek, Exploitee nerede nasıl kullanılır?

Exploited : Faydalanılan. Sömürülen. İstismar edilen. Sömürülmüş. Kullanılan.

Exploiter : İstismarcı. Sömüren. İşleten. Kullanan kimse. İşleten kimse. Sömürgeci. İşletmeci. İstismar eden kimse. Kullanan. Sömürücü.

Exploiters : İstismar eden kimse. İşletmeci. Sömüren. İşleten kimse. İşleten. Kullanan. Sömürücü. İstismarcı. Kullanan kimse.

Unexploited : Atıl. İstismar edilmemiş. Sömürülmemiş. İşletilmeyen. Avantaj elde edilmemiş.

Exploit : İstismar etmek. Kahramanlık. Serüven. Kendi çıkarına kullanmak. Faydalanmak. Yüreklilik. Olağanüstü başarı. İstifade etmek. Sömürmek. Macera.

Exploiting : Sömürme. Kullanma.

Exploiture : Sömürme.

Exploitative : Sömürgeci. İstismara dair. Sömürüye dayanan. Kullanıcı. İstismarcı. İnsanlardan veya kaynaklardan istifade edilmesi veya istismar edilmesi ile alakalı. İnsanları kullanan. Çıkar amacıyla faydalanmaya ilişkin. İnsanları sömürücü. Sömürücü.

Exploits : Macera. Yiğitlik. Üstün başarı. Kahramanlık.

Declaration of exploitation changements : İşletme değişiklikleri bildirgesi. Özdeş girişim ya da işletmede bulunan iş yerlerinin sayısında oluşan artış ya da azalışların ilgili vergi örgütlerine açıklanması için düzenlenen bildirge.

 

İngilizce Exploitee Türkçe anlamı, Exploitee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exploitee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dominion : Arazi. İdare. Egemenlik. Sahiplik. Hükümdara ait arazi. Dominyon. Büyük britanya imparatorluğunun, anayurt ile eşit hakları olan denizaşırı ülkelerinden herbirine verilen ad. Hüküm.

Colonials : Sömürgeye ait. Bir kolonide yaşayana özgü. Sömürgeyle ilgili. Sömürgede oturan kimse. Koloni ile ilgili. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Sömürgeci. Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü. Kolonyal.

Dependencies : Koloni. Bağımlılıklar. Bağlılıklar. Bağımlılık.

Maximize : Büyütmek. En yüksek büyüklüğe çıkarmak. Enbüyütmek. Mümkün olduğu kadar büyütmek. Yükseltmek. En yüksek dereceye çıkarmak. Çoğaltmak. En yüksek düzeye çıkarmak. Maksimuma çıkarmak.

Work : Yapıt. Oynatmak. Seğirmek. Çalışmak. Emek sarfetmek. İş. Çalıştırmak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Başarılı olmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.

Play : Canlandırmak (tiyatro terimi). Çalmak. Kımıldanmak. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Kımıldamak. Bahis yapmak. Turneye çıkmak. Oyun. Oynatmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.

 

Protectorates : Güçlü bir devletin koruma ve denetimi altında olan devlet. Kral vekilliği. Hamilik. Koruyuculuk. Bağlı devlet. Büyük ülkenin idaresi. Himaye altında devlet. Güçlü bir devletin koruması altındaki küçük devlet. Daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet. Koruma altındaki ülke.

Prey : Yem. Yağma etmek. Şikar. Avcı tarafından avlanan hayvan. Sıkmak. Avlamak. Kurban. Hayvanın avı. Yağmaya gitmek.

Tap : Step dansı yapmak. Tıkaç. Bağlamak. Musluk. Kullanmak. Kaçak hat çekmek. Pençe vurmak (ayakkabı). Tıklatmak. Musluğu açmak. Bağlantı kurmak (elektronik terimi).

Utilise : Fayda elde etmek (utilize olarak da yazılır). Faydalı kılmak. Yarar sağlamak. Faydalı hale getirmek. (britanya ingilizcesi) kullanmak. Yararlanmak. Kullanarak yarar sağlamak. Kullanmak (kaynak vb). Kullanmak. Değerlendirmek.

Exploitee synonyms : overexploit, quarry, possession, colonies, colony, use, plantations, mine, colonial, avail, maximise, employ, dependency, the dominion, utilize, feed, harness, protectorate, apply, dominions, make hay, milk, help, commercialize, plantation.

Exploitee zıt anlamlı kelimeler, Exploitee kelime anlamı

Used : Kullanma. Alışkın. Eski. Kullanılan. Kullanılmış. Alışık. Elden düşme.

Unexploited : Sömürülmemiş. İşletilmeyen. Avantaj elde edilmemiş. İstismar edilmemiş. Atıl.