Exports türkçesi Exports nedir
- Gümrük alanında kullanılır.
- İhraç.
- Yurtdışı satışlar.
- Dış ülkelere çıkarılan mallar, a. bk. çıkış. belli bir sürede, yurttan çıkarılan malların toplamı.
- İhraç malı.
- Dış satım.
- İhraç edilen ürünler.
- Dışsatım.
- İhracat.
- Mal çıkışı.
Exports ile ilgili cümleler
English: Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Turkish: Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.
English: 82% - more than four-fifths - of the island's exports is agricultural produce.
Turkish: Ada ihracatının %82'si, beşte dörtten fazlası, tarımsal ürünlerdir.
English: Japan imports raw materials from China and exports finished products to it.
Turkish: Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.
English: Imports exceeded exports last year.
Turkish: Geçen yıl ithalat ihracatı aştı.
English: Australia exports a lot of wool.
Turkish: Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
Exports ingilizcede ne demek, Exports nerede nasıl kullanılır?
Exports and imports : İhracat ve ithalat.
Duty on exports : İhracat vergisi.
Excess of exports : İhraç fazlası mal.
Financing of exports : İhracat finansmanı.
Imports and exports : İthalat ve ihracat.
Export commodity : İhracat ürünü. İhracat maddesi. İhracat maddeleri.
Reexports : Tekrar ihraç. Yeniden ihraç etmek. Re-eksport. Reeksport. Yeniden ihraç.
Export by consignement : Konsinye dışsatım. Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım.
Export credit : İhracat kredisi. Satılmak için diğer ülkelere gönderilen mallar için verilen kredi.
Export association : İhracat birliği.
İngilizce Exports Türkçe anlamı, Exports eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exports ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Autonomous rate of duty : Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler. Yasal vergi oranı.
Genius : Öke. Deha. Peri. Yetenek. Üstün yetenek. Koruyucu melek. Görüş. Düşünce yapısı. Dahilik. Yaratıcılık.
Specializer : Uzmanlaştırıcı.
Maven : Becerikli. Çok yetenekli kimse. Belirli bir konuda engin bilgi sahibi kimse.
Antiquary : Antika meraklısı. Antikacı.
Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.
Star : Başrolde oynatmak. Yıldız. Yanına yıldız işareti koymak. Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu. Yıldız koymak. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Talih. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tiplerince "mum" ya da "ışık" anlamında kullanılan sözcük. oynanışta, oyunu uzun süre afişte tutan, kısacası sanatı yönünden üstün, ünlü sanatçı. Gökyüzüne serpilmiş ışıklı noktalardan herbiri. Geceleri gökte, kimileri parlakça, kimileri de donuk bir ışık noktası gibi görünen cisimlere verilen ad.
Old timer : Eski eleman. Demirbaş. Kıdemli kimse. Kıdemli. Yaşlı. Eski. Yaşlı adam.
Specialist : Cober (borsa). Kompetan. Uzman ekip. Uzmanlık gerektiren. Uzman hekim. Sanatkar. Uzman. Bir bilim dalında, belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimse. üniversite ve yüksek okulların deney odası, kitaplık, enstitü, klinik ve işliklerinde, öğretimle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ilgili olan ve özel bilgi ya da yetişmeyi gerektiren bir görevde bulunan kimse. Uzman doktor. Mütehassıs.
Extractions : Özütünü alma. Köken. Çekme. Alma. Soy. Sülale. Çıkarma. Sökme. Sıvıdan özütleme.
Exports synonyms : figurer, specialiser, prosthetist, pteridologist, mnemonist, veteran, all arounder, computer guru, plantsman, efficiency engineer, out and outer, authority, climatologist, wiz, stager, arbiter, trade, computer, archer, merchandise, issuances, computer expert, logistician, horticulturist, whizz, exporting, technician, pathfinder, bound item, mavin, individual, technocrat, emission.
Exports zıt anlamlı kelimeler, Exports kelime anlamı
Generalist : Genel kültürü kapsamlı kişi. Her konuda anlatacak birşeyleri olan bilgili kimse. Kültürlü kimse. Kültürlü kişi. Genel kültürü kapsamlı kimse.
Import : Dışarıdan almak. Önemi olmak. İçeri aktarmak. İfade etmek. Getirtmek. İthal. Etkilemek. İma etmek. İthal etmek.

Bu kısımda Exports kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exports ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exports anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exports ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.