Genius türkçesi Genius nedir

Genius ile ilgili cümleler

English: Ali is apparently some kind of genius when it comes to music.
Turkish: Ali müzik söz konusu olduğunda, görünüşe göre bir tür dahidir.

English: Everyone says that Kate is a genius and will have a successful future.
Turkish: Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.

English: She was a genius in mathematics.
Turkish: Matematikte bir dahiydi.

English: Ali certainly isn't the genius he thinks he is.
Turkish: Ali kesinlikle olduğunu düşündüğü deha değildir.

English: She is a genius at mathematics.
Turkish: O, matematikte bir dehadır.

Genius ingilizcede ne demek, Genius nerede nasıl kullanılır?

A stroke of genius : Dahiyane bir hareket.

Evil genius : Birinin kötü ruhu. Kötü ruh.

Stroke of genius : Parlak bir fikir. Dahiyane bir fikir.

Young genius : Genç dahi. Çocuk deha.

Geniuses : Deha. Yaratıcılık. Koruyucu melek. Düşünce yapısı. Görüş. Dahi. Ruh. Dahilik.

Geniculately : Genikulat olarak. Diz gibi bükülerek. Büklüm veya eklem ile.

Geniculatus : Genikulatus. Diz biçiminde olan.

Geniality : Güler yüzlülük. Nezaket. Sempatiklik. Ilımlı olma. Sevimlilik. Yumuşaklık.

 

Genially : Şefkatle. Tatlılıkla. Neşeyle. Candan. Nezaketle. Canlı. Cana yakın bir şekilde.

Geniculate : Birleşik. Diz gibi çıkıntılı. Genikulat. Ganliyonlu. Genikülat. Dize benzeyen.

İngilizce Genius Türkçe anlamı, Genius eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Genius ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adequacies : Yeterlik. Ehliyet. Kifayet. İstihkak. Yeterlilik. Uygunluk.

Mentalities : Mentalite. Anlayış. Zeka. Anlak. Zihniyet. Düşünüş. Akıl. Düşünce tarzı.

Tooler : Gereğinden çok. De. Ayrıca. Çok. Fazla. Da. Çok fazla. Aynı zamanda. Aşırı.

Attitude : Konum. Fikir. Davranış. Hal. Poz. Durum. Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. dansçının bir bacağı üzerinde dururken, öteki bacağını doksan derecelik açıyla kaldırarak ve dizden bükerek arkaya götürmesi. çeşitli biçimleri vardır. Bakış açısı. Uyumlu duruş. Tutum.

Aura : Koku. Bir şeyin yaydığı koku. İzlenim. Buhar. Sıcak basması. Hale. Atmosfer. Hava. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti.

Concepts : Kavram. Hayal etme. Fikir. Tasavvur. Kavramlar. Mefhum.

Ability : Güç. Çalışma gücü. Özlü toprak. Becerik. İktidar. Kabiliyet. Zeka. Sanat. Hüner.

 

Art : Ressamlık. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Beceri. Yöntem. Ustalık. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi. Yol yordam. Hüner.

Bents : Eğilim. Azmetmek. Bükük. İstek. Çimen. Kır. Meyil. Çimenlik. Yatkınlık.

Genius synonyms : einstein, pixies, intellect, coruscation, common ground, pyrotechnics, eke, genie, ekes, fay, aptitude, inventions, aptness, accomplishments, fertileness, brain, concept, esprit, conception, geniuses, nymphs, masterminding, atmans, eidolon, bent, intellectual, entrepreneurism, assess, guardian angel, elf, avis, eidolons, mastermind.

Genius zıt anlamlı kelimeler, Genius kelime anlamı

Stupidity : Mankafalık. Ahmaklık. Akılsızlık. Budalalık. Keleşlik. Sersemlik. İneklik. Avallık. Hıyarlık. Aptallık.

Genius antonyms : uncreativeness.

Genius ingilizce tanımı, definition of Genius

Genius kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tutelary deity. A good or evil spirit, or demon, supposed by the ancients to preside over a man`s destiny in life. A supernatural being. A spirit, good or bad. Cf. Jinnee.