Eyeglasses türkçesi Eyeglasses nedir

Eyeglasses ile ilgili cümleler

English: He wears eyeglasses to read.
Turkish: O okumak için gözlük takar.

English: I'm looking for my eyeglasses.
Turkish: Gözlüğümü arıyorum.

Eyeglasses ingilizcede ne demek, Eyeglasses nerede nasıl kullanılır?

Eyeglass : Gözlük. Tek gözlük. Monokl. Gözlük camı.

İngilizce Eyeglasses Türkçe anlamı, Eyeglasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyeglasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frame : Gövde. Belirtmek. Şekillendirmek. Çerçeve asmak. Uydurmak. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Kare (film için). İfade etmek. İskelet. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular.

Lorgnette : Katlanır gözlük. Opera dürbünü. Saplı dürbün. Uzun saplı gözlük.

Dark glasses : Karamsarlık. Olaylara siyah gözlükle bakma. Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi.

Bifocals : Bifokal camlı gözlük. Çift odaklı gözlük.

Goggles : Kayak gözlüğü. Kaynakçı gözlüğü. İş gözlüğü. Koruyucu gözlük. Maske. Koruma gözlüğü. Yüzücü gözlüğü.

Bridge : (oyun) briç. Işıklama köprüsü. Köprülemek. Sahne üstünde geçit, köprü. Birleştirmek. Sahne asansörü. Köprü oluşturmak. Köprü. Köprü kurmak. İpli kuklanın oynatılmasında kullanılan küçük köprü.

 

Glasses : Bardaklar.

Pince nez : Kıskaç gözlük. Yaylı gözlük. Kelebek gözlük.

Shades : Hatırlatan kimse. Güneş gözlüğü. Andıran kimse. Hayalet. İz. Hava. Stor. Gölgeler.

Optical instrument : Optik alet. Optik cihaz.

Eyeglasses synonyms : eyeglass, nosepiece, spectacles, sunglasses, bins, specs.