Glasses türkçesi Glasses nedir

Glasses ile ilgili cümleler

English: A few glasses of wine can loosen the tongue.
Turkish: Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.

English: Ali drank three glasses of water.
Turkish: Ali üç bardak su içti.

English: Ali began wearing glasses when he was three.
Turkish: Ali üç yaşındayken gözlük takmaya başladı.

English: Ali and Mary clinked their glasses together.
Turkish: Ali ve Mary bardaklarını birlikte tokuşturdu.

English: Ali asked Mary to get some glasses from the kitchen.
Turkish: Ali Mary'nin mutfaktan birkaç bardak getirmesini rica etti.

Glasses ingilizcede ne demek, Glasses nerede nasıl kullanılır?

Glasses case : Gözlük kılıfı.

Glasses frames : Gözlük çerçevesi.

Clink glasses : Kadeh kaldırmak. Bir şerefe kaldırmayı teklif etmek veya şerefine içmek. Şerefe yapmak.

Dark glasses : Olaylara siyah gözlükle bakma. Karamsarlık. Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi.

Field glasses : Dürbün. Çiftli dürbün. El dürbünü. Çifte dürbün. Arazi dürbünü.

Sun glasses : Güneş gözlüğü.

Animated hourglasses : Canlandırmalı kum saatleri.

See through rose colored glasses : Toz pembe görmek. Pembe gözlüklerle görmek.

Wears glasses : Gözlükle düzeltilmesi gereken görme sorunu var. Gözlük takar. Gözlük takıyor.

 

Opera glasses : Opera gözlüğü. Opera dürbünü.

İngilizce Glasses Türkçe anlamı, Glasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nosepiece : Burun siperi. Mikroskopta merceğin takıldığı yer. Nesnel mercek. Burun kayışı (at). Mikroskopta mercek yeri.

Bifocals : Çift odaklı gözlük. Bifokal camlı gözlük.

Bins : Kömürlük. Ambar. Çöp kovası. Çöp kutusu. Kutu.

Optical instrument : Optik alet. Optik cihaz.

Specs : Belirle.

Goggles : İş gözlüğü. Maske. Koruma gözlüğü. Yüzücü gözlüğü. Koruyucu gözlük. Kayak gözlüğü. Kaynakçı gözlüğü.

Lorgnette : Katlanır gözlük. Opera dürbünü. Uzun saplı gözlük. Saplı dürbün.

Bridge : İpli kuklanın oynatılmasında kullanılan küçük köprü. İner-çıkar taban. Sahne içinde ya da yanında inip çıkan düzey. bu sahne değişimleri için kullanılır. Köprü. Köprü yapmak. Arayı kapatmak. Bilgisayar, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahne asansörü. Briç. Köprülemek.

Eyeglass : Gözlük camı. Tek gözlük. Monokl.

Glasses synonyms : spectacles, shades, dark glasses, pince nez, eyeglasses, sunglasses, frame.