Spectacles türkçesi Spectacles nedir

Spectacles ile ilgili cümleler

English: Ali put on his spectacles to read the letter.
Turkish: Ali mektubu okumak için gözlüğünü taktı.

English: Almost one-third of all office workers wear spectacles.
Turkish: Hemen hemen tüm ofis çalışanlarının üçte biri gözlük takıyor.

Spectacles ingilizcede ne demek, Spectacles nerede nasıl kullanılır?

Spectacles frame : Gözlük çerçevesi.

Anaglyph spectacles : Üç boyutlu gözlüğü. Üçboyutlu gözlüğü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İkiz resim işlemine dayanan üçboyutlu filmlerde iki ayrı renkteki resmin her birini ayrı ayrı görüp birleştirmekte kullanılan gözlük.

Hearing spectacles : Kulaklıklı gözlük.

Polaroid spectacles : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutuplayıcı gözlük. Ucaylama temeline dayanan üçboyutlu sinema işlemlerinde izleyicinin taktığı, camları ucaylayıcılardan oluşan gözlük. Ucaylayıcı gözlük.

See things through rose spectacles : Hayatı toz pembe görmek. Toz pembe gözlüklerle bakmak.

Spectacled : Gözlüklü.

Spectacled cobra : Gözlüklü kobra.

Make a spectacle of oneself : Kendini gülünç duruma düşürmek. Kendini madara etmek. Kendini maskara etmek.

Spectacle : Merasim. Gösteri. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Parlak gösteri oyunu. Görkemli görünüşlerle ve göz kamaştırıcı dekor ve giysileri kapsayan, özün arkada, biçimin önde kaldığı, yalnızca dış görünüşü amaç edinen oyun. Görülecek şey. Manzara. Görünüm. Büyük gösteri (genellikle açık havada yapılan). Tören.

 

Bespectacled : Gözlüklü.

İngilizce Spectacles Türkçe anlamı, Spectacles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spectacles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sunglasses : Güneş gözlüğü.

Optical instrument : Optik alet. Optik cihaz.

Bins : Kutu. Ambar. Çöp kovası. Kömürlük. Çöp kutusu.

Goggles : Kaynakçı gözlüğü. İş gözlüğü. Yüzücü gözlüğü. Kayak gözlüğü. Koruyucu gözlük. Maske. Koruma gözlüğü.

Bridge : Köprü oluşturmak. Köprülemek. Sahne asansörü. Köprü kurmak. Briç. Köprü. Sahne üstünde geçit, köprü. Köprü yapmak. (aradaki) boşluğu doldurmak. İner-çıkar taban.

Lorgnette : Katlanır gözlük. Opera dürbünü. Saplı dürbün. Uzun saplı gözlük.

Glasses : Bardaklar.

Dark glasses : Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi. Olaylara siyah gözlükle bakma. Karamsarlık.

Nosepiece : Burun kayışı (at). Mikroskopta merceğin takıldığı yer. Nesnel mercek. Burun siperi. Mikroskopta mercek yeri.

Spectacles synonyms : eyeglasses, shades, pince nez, eyeglass, frame, specs, bifocals.