Sunglasses türkçesi Sunglasses nedir

Sunglasses ile ilgili cümleler

English: Ali sometimes wears sunglasses indoors.
Turkish: Ali bazen içerde güneş gözlüğü takar.

English: "Whose sunglasses are these?" "They are Nabil's."
Turkish: "Bu güneş gözlüğü kimin?" "O Nabil'in"

English: Ali shoved his sunglasses to the top of his head.
Turkish: Ali güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.

English: Ali is wearing the sunglasses he bought yesterday.
Turkish: Ali dün aldığı güneş gözlüğünü takıyor.

English: Ali left his sunglasses in his car.
Turkish: Ali güneş gözlüğünü arabada bıraktı.

Sunglasses ingilizcede ne demek, Sunglasses nerede nasıl kullanılır?

Pair of sunglasses : Güneş gözlüğü.

Sunglass : Pertavsız.

İngilizce Sunglasses Türkçe anlamı, Sunglasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunglasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The shades : Gölgeler diyarı. Hava. Ölüler diyarı. Stor. Cehennem. Yeraltı dünyası. Gölgeler.

Dark glasses : Olaylara siyah gözlükle bakma. Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi. Karamsarlık.

Glasses : Bardaklar. Gözlük.

Polaroid : Işığı ucaylaştırıp az çok geçiren bir tür mercek özdeği. Ucaylayıcı özellik taşıyan özdek. Ucaysı. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Polaroit. Kutuplayıcı. Ucaylayıcı. Ucaylama temeline dayanan üçboyutlu sinema işlemlerinde izleyicinin taktığı, camları ucaylayıcılardan oluşan gözlük. Ucaylayıcı gözlük.

 

Eyeglasses : Gözlük.

Gogles : Perioküler lökotrikiya.

Polaroids : Kutuplayıcı. Koruyucu gözlük. Polaroid.

Shades : Hatırlatan kimse. Andıran kimse. Hayalet. Gölgeler. Stor. İz. Hava.

Sunglasses synonyms : pair of sunglasses, sun glasses, specs, blinkers, spectacles.