Cehennem nedir, Cehennem ne demek

Cehennem; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Cehennem" ile ilgili cümle

  • "Cennet, cehennem, ahiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu." - R. N. Güntekin

Cehennem hakkında bilgiler

Cehennem, çeşitli inançlarda ölüm sonrası ceza çekilen ateşli bir yer olarak gösterilir. Cehennemde kalma süresi inanca göre değişiklik gösterebilir. Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar kalınıp sonra tekrar cennete gidilebilir. Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına gelir.

Kelimenin İbranice 'Ge ben hinnom' (Hinnom’un oğlu vadisi) terkibinden zamanla ‘ben’in düşmesi ile elde edildiği düşünülmektedir.

Gihinnam Kudüs'ün yakınlarında tanrı Moloch (Molech) adına yapılmış olan kurbanların yakıldığı derenin adıdır.

Vadinin adı başlangıçta 'Gebna Hinnom' iken sonraları Gehenna olmuştur. Gebna Hinnom, Ken'anilerin (Tanrı) Baal'e kurban edilen çocukları yaktıkları bir vadinin adıydı.

Cehennem ile ilgili Cümleler

  • Cehennem vaatlerle döşelidir.
  • Her şeyin canı cehenneme.
  • Cehenneme düşmek kolaydır.
  • Onlar cehenneme gitmeli!
  • Cehennemde daha fazla yer yok.
  • Siz büyük ihtimalle cehennemde buluşacaksınız.
  • Onun için, Arhangelsk'in arktik iklimi yeryüzündeki cehennemdi, ama o bölgede büyüyen diğeri için Arhangelsk yeryüzündeki cennetti.
  • Bunca zamandır hangi cehennemdeydin?
  • Kızım bu cehennemden kurtuldu ya bundan daha büyük bir mutluluk olamaz benim için.
  • Cehenneme hoşgeldin!
  • Cehennem sizi bekliyor.
  • Sinemalarda yemek yiyenler insanlar için cehennemde özel bir yer var.
  • Cehenneme hoşgeldin, Muammer!
  • Cehenneme git!
 

Cehennem anlamı, tanımı:

Günah : Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış, vebal. Kabahat, hafif suç. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık. Sorumluluk, vebal.

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Cehennem gibi : Çok sıcak.

Cehennem ol : "defol!" anlamında kullanılan bir söz.

Cehennem olup gitmek : Defolmak.

Cehenneme çevirmek : Yaşanılmaz bir duruma getirmek.

Cehenneme kadar yolu var : "defolsun, istediği yere kadar gitsin" anlamında kullanılan bir söz.

Cehennemi boylamak : Sevilmeyen bir kimse ölmek.

Cehennemin dibi : Çok uzak yer.

Cehennemin dibine gitmek : Kızılan bir kimse defolup gitmek.

Cehennem azabı : Çok büyük sıkıntı, eziyet. Cehennemde uğranılacağına inanılan ceza.

Cehennem hayatı : Büyük sıkıntı ve üzüntülerle dolu yaşayış.

Cehennem kütüğü : Cehennemde yanmaya yaraşır kimse.

Cehennem sıcağı : Aşırı sıcak.

Cehennem taşı : Gümüşün nitrik asitte ergitilmesiyle elde edilen, havaya dayanıklı, ışıkta bozulmayan beyaz kristal.

 

Cehennem zebanisi : Zalim, acımasız kimse.

Cehennemleşme : Cehennemleşmek durumu.

Cehennemleşmek : Cehenneme dönmek. Aşırı üzüntü ve sıkıntı çekilen yer durumunu almak.

Cehennemlik : Modern ekmek fırınlarında ateşin bulunduğu en sıcak bölüm. Hamamın ocağı, külhan. Öldükten sonra yerinin cehennem olacağı sanılan, cehenneme layık (kimse).

Canı cehenneme : Sevilmeyen bir kimse için duyulan öfke ve nefreti bildiren bir söz.

Canını cehenneme göndermek : Öldürmek.

Hayatı cehennem etmek : Büyük üzüntü ve sıkıntı vermek.

İnanış : İnanılan şey. İnanma işi.

Dünya : Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Herkes.

Görece : Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.

Tamu : Cehennem.

Sıkıntılı : Sıkıntısı olan. Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi.

İnanç : Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Birine duyulan güven, inanma duygusu.

Ölüm : Ölme biçimi. İdam cezası. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Yer : Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Durum, konum. Ülke. Yerküre. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum, vaziyet. Önem. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Gezinilen, ayakla basılan taban.

Cehennem ağzı : Orta Çağ dinsel tiyatrolarında cehennem ağzını simgeleyen düşsel bir canavar ağzı dekoru.

Cehennem ateşi : Orta Çağ dinsel tiyatrosunda belli bir kimyasal karışımla elde edilen ateş etmeni.

Cehennemi : Cehennemle ilgili. mec. Üzücü, yakıcı, cehennem gibi. İlgili cümle: "“İçimi cehennemî bir üzüntü kemiriyordu.”" Y. K. Beyatlı.

Cehennemin bucağı : çok uzak yer. İlgili cümle: "“Var git de ne hâlin varsa gör! Cehennemin dibine kadar yolun var!”" N. Hikmet. “... inerseniz çok büyük sevaba girmiş olursunuz. Yoksa bilirsiniz ki ben, cehennemin bucağı olsa giderim...” -O. C. Kaygılı.

Diğer dillerde Cehennem anlamı nedir?

İngilizce'de Cehennem ne demek? : adj. infernal

n. hell, inferno, gehenna, lower world, nether world, swelter, underworld, blazes, Hades

Fransızca'da Cehennem : enfer [le], sombre demeure

Almanca'da Cehennem : n. Hölle, Inferno

Rusça'da Cehennem : n. ад (M), преисподняя (F), пекло (N)

adj. адский