Güneş gözlüğü nedir, Güneş gözlüğü ne demek

  • Gözü güneşin zararlı ışınlarından korumaya yarayan alet

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Perioküler lökotrikiya.

İngilizce'de Güneş gözlüğü ne demek? Güneş gözlüğü ingilizcesi nedir?:

gogles

Güneş gözlüğü hakkında bilgiler

Güneş gözlüğü, güçlü ışığın göze ulaşmasını engelleyen renkli veya koyu lenslerden meydana gelen çeşitli biçimlerde görme cihazlarıdır. Kardan yansıyan güneş ışıkları için kullanılan gözlükler kar gözlüğü adını alır.

Pek çok insan doğrudan güneş ışığını çok parlak bulur, özellikle gazete okurken. Açık alan faaliyetlerinde, bisiklete binmek, kaymak ve uçmak gibi, göz normalden daha fazla ışığa maruz kalır. Böyle durumlarda gözleri katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korumak için bu tür gözlükler kullanılması önerilir. Güneş gözlükleri genellikle mankenler, film oyuncuları ile bağdaştırılmıştır, fakat bu durumun sebebi film ve sahne ışıklarının doğal ışıktan daha kuvvetli olması ve çıplak gözü rahatsız edici olmasıdır.

1950lerden beri güneş gözlükleri bir moda aracı olarak özellikle sahillerde popüler olmuştur.

Güneş gözlüğü ile ilgili Cümleler

  • Ali güneş gözlüğünü çıkarttı.
  • Ali dün aldığı güneş gözlüğünü takıyor.
  • Güneş gözlüğüm var.
  • Ali neredeyse her zaman güneş gözlüğü takar.
  • Güneş gözlüğüm nerede?
  • Güneş gözlüğünü tak.
  • Ali güneş gözlüğünü arabada bıraktı.
  • Güneş gözlüğümü aldın ve onları geri istiyorum.
  • Güneş gözlüğü takıyorum.
  • Ali dışarı çıktığında genellikle güneş gözlüğü takar.
  • Ali güneş gözlüğünü çıkardı ve Mary'ye uzattı.
  • güneş gözlüğüm benim de var ben de mi göremiyorum güneşi veya sizin de görmemeniz için onu paylaşmalı mıyım?
  • Ali güneş gözlüğünü taktı.
  • Güneş gözlüğü takıyor.
 

Güneş gözlüğü anlamı, kısaca tanımı:

Güneş : Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam.

Gözlü : Gözü olan. Deliği olan. Bölmesi veya gözleri olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Koruma : Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması. Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi.

Alet : Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne.

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

 

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Engel : Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer.

Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

Diğer dillerde Güneş gözlüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Güneş gözlüğü ne demek? : n. shade, sunglasses, blinkers, pair of sunglasses

Fransızca'da Güneş gözlüğü : lunettes de soleil

Almanca'da Güneş gözlüğü : n. Sonnenbrille