Factor endowment türkçesi Factor endowment nedir

  • Bir ülkede farklı üretim faktörlerinin, fiziki miktarları veya değerleri cinsinden göreli dağılımı.
  • Faktör donanımı.
  • Faktör donatımı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Factor endowment ingilizcede ne demek, Factor endowment nerede nasıl kullanılır?

Factor : İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Faktör. Öğe. Katsayı. Biyolojik, iklimsel, besinsel vb. olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan. bir biyokimyasal olayda görev yapan, henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken. çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir. Çarpan. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etmen. Faktör. etken. Alacaklandırıcı.

Endowment : Bir konuda sahip olunan göreceli zenginlik. Bağış. Bağışlama. Bağışlardan oluşan toplu sermaye. Bahşetme. Bağışta bulunma. Gelir sağlama. Allah vergisi yetenek. Doğuştan gelen özel yetenek. Yetenek.

Factor endowment theorem : Uluslararası ticarette karşılaştırmalı maliyet üstünlüklerini, ülkelerin sahip olduğu faktör donanımlarına göre açıklayan ve ülkenin hangi faktöre daha çok sahipse o faktörün yoğun olarak kullanıldığı malda uzmanlaşması gerektiğini ileri süren önerme. Heckscher-ohlin önermesi.

 

Factor endowment theory : Uluslararası ticarette karşılaştırmalı maliyet üstünlüklerini, ülkelerin sahip olduğu faktör donanımlarına göre açıklayan ve ülkenin hangi faktöre daha çok sahipse o faktörün yoğun olarak kullanıldığı malda uzmanlaşması gerektiğini ileri süren önerme. Heckscher-ohlin önermesi. Faktör donatımı teorisi.

Initial factor endowments : Bir ekonominin kalkınma süreci başında sahip olduğu faktör yoğunluğu. Başlangıç faktör donanımı.

Factor analysis : Faktor analizi. Etmen çözümlemesi. Test puanları gibi bir dizi değişken arasındaki iç-bağlılaşmaları çözümleyen türlü yöntemlerden biri. bulgulara temel olan başlıca öğeleri ortaya çıkarmak amacıyla test puanlarının incelenmesi. belli test sonuçlarında kendini gösteren başlıca zihin süreçlerinin çözümlenmesi. karmaşık toplum olgularını yaratan etmenlerin ortaya çıkarılması ve ayrı ayrı çözümlenmesi yolu. Etken çözümlemesi. Etmen çözümleyici. Değişkenleri analiz etmek suretiyle değerlerin bağlantısını gösterme (istatistik). Faktör veya değişken analizi. Faktör analizi. Aralarında bağıntılı bir veriler kümesini ana bileşenlerine ayıran ve böylelikle ilgili ölçümler içinde bu bileşenlerin dile getirdiği ölçüm boyutlarını ve bu boyutları oluşturan sınarları saptamaya yarayan yordam.

İngilizce Factor endowment Türkçe anlamı, Factor endowment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Factor endowment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Factor endowment synonyms : abnormal budget, a shift in individual demand, a change in supply, a type mutual funds, a change in individual demand, ability to pay approach.