Fagositoz nedir, Fagositoz ne demek

Fagositoz; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: hücre yutarlığı]

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: gözeyutarlığı]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Omurgalı bağışıklık sisteminin özel hücreleri tarafından mikroorganizmaların hücre içine alınarak sindirilmesi.

Büyük parçacıkların yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.

Bir hücrelilerin amöboit hareketle avını yutması.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Vücuda giren her türlü yabancı taneciklerin ve mikroorganizmaların fagositik hücreler tarafından yakalanma, bir vezikül içinde hücreye alınma ve sindirilerek yok edilme işlevi. Nötrofil ve makrofajlar kuvvetli fagositoz yeteneğine sahiptirler.

Zooloji alanındaki anlamı:

[Bakınız: göze yutarlığı]

İngilizce'de Fagositoz ne demek? Fagositoz ingilizcesi nedir?:

phagocytosis

Fagositoz hakkında bilgiler

Fagositoz sözlük manasıyla Hücre yemesi demektir. (Eski Yunanca Phago- yemek (fiil), sito hücre demektir.) Hayvansal hücrelerin, katı besin maddelerini, vezikül oluşturacak biçimde, sitoplazmalarına almaları. Fagositoz hayvansal hücrelerin kendilerine gerekli maddeleri almalarında en önemli yollardan birisidir.

Örneğin, alkol kullanan birisi alkolü almadan önce biraz zeytin yağı içerse daha geç sarhoş olur çünkü zeytinyağı büyük moleküllü olduğu için ve zeytinyağını önce aldığımız için hücreye ilk ulaşan zeytinyağıdır bunun sonucunda da onun hücreden geçmesi zor olduğundan alkolde geçemez ve kişi daha geç sarhoş olur.
Makrofajlar'ın vücuttaki infeksiyöz etkenleri veya yabancı maddeleri içine alması da fagositoz yoluyla olur.

 

Fagositozda ATP (enerji) harcanır ve enzimler kullanılır. Fagositoz yalancı ayak oluşturularak yapılır. Fagositoz yapabilen canlılara amip, akyuvar örnek verilebilir.
Fagositozun oluşumu; Örneğin bir amip besinin olduğu yere yaklaşır ve yalancı ayak oluşturularak besinin etrafı sarılır. Besin, koful oluşturularak hücre içine alınır. Daha sonra oluşan kofulla hücre içinde bulunan lizozom organeli birleşir ve sindirim kofulu oluşur. Sindirilen besinlerin gerekli olanları hücre içine alınır. Atılacak olanlar büyük yapıda ise ekzositozla, hücre zarından geçebilenler ise difüzyonla dışarı atılır.

Fagositoz bir hücrelilerde, akyuvarlarda ve karaciğerdeki bazı hücrelerde görülür.

Fagositoz tanımı, anlamı:

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze.

Fagosit : Yutar hücre.

Sözlük : Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat.

 

Manas : Kın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek (Polyhylla fullo).

Demek : Yani, anlaşılan. bir şey anlamına gelmek. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. Herhangi bir ses çıkarmak. Saymak, kabul etmek. Düşünmek. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Ummak. Söylemek, söz söylemek. Bir dilde karşılığı olmak. öyle mi. Bir işe kalkışmak, yeltenmek. Erişmek. Oranlamak. Ad vermek.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Yemek : Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Başkasının parasını harcamak. Kandırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Isırmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Ağızda çiğneyerek yutmak.

Hayvansal : Hayvandan elde edilen, hayvani. Hayvanla ilgili, hayvani.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Hücre yutarlığı : Vücuda giren mikropların yutar hücreler tarafından yutulup yok edilmesi, göze yutarlığı, fagositoz.

Diğer dillerde Fagositoz anlamı nedir?

İngilizce'de Fagositoz ne demek? : phagocytosis

Rusça'da Fagositoz : n. фагоцитоз (M)