Fallowed türkçesi Fallowed nedir

  • Nadasa bırakılan toprak.
  • Nadasa bırakmak.
  • Devetüyü rengi.
  • (toprak) nadasa bırakılmış.
  • Nadas.
  • Nadas etmek.
  • Devetüyü.
  • Ekilmemiş.
  • Yoz.
  • Ekilmemiş toprak.

Fallowed ingilizcede ne demek, Fallowed nerede nasıl kullanılır?

Falloween : Tarihinden birkaç hafta önceye uzatılan halloween şenlikleri. Geri dönüş zaman süreci sonbaharda başlayan ve halloween ve amerikan şükran günü tatiline kadar devam edendir.

Fallow deer : Alageyik. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geyikgiller (cervidae) familyasından, 140 cm kadar uzunlukta, 90 cm kadar yüksekliği olan, yazın ak benekler taşıyan, erkekleri boynuzlu bir tür. Sığın.

Fallow field : Bir sene için sürülmüş ve ekilmemiş olarak bırakılmış tarla. Nadasa bırakılmış tarla.

Fallow land : Verimliliğini artırmak için bir dönem veya daha fazla tohum ekilmeden bırakılmış toprak. Nadasa bırakılan toprak. Nadasa bırakılmış toprak.

Fallow lands : Nadasa bırakılan toprak. Nadas arazi.

Fallowing land : Üretim yapılan tarlanın, bir sonraki üretim dönemi için sürülerek dinlenmeye bırakılması. Nadas.

Falloffs : Düşüş.

Fallowing : Nadas.

Fallop tube : Yumurta kanalı. Fallop borusu.

Fallow : Devetüyü rengi. Nadas. Nadas etmek. Nadasa bırakılan toprak. Nadasa bırakılmış toprak. Devetüyü. Ekilmemiş toprak. (toprak) nadasa bırakılmış. Ekilmemiş. Nadasa bırakmak.

 

İngilizce Fallowed Türkçe anlamı, Fallowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Liege : Köle. Amir. Derebeyine bağlı kimse. Metbu. Kul.

Virgin : Erden. Bakir. İşlenmemiş. Kullanılmamış. Kız oğlan kız. El değmemiş. Ham. Bakir (erkek). Bozulmamış.

Adulator : Dalkavuk. Yalaka. Yaranmaya çalışan kimse.

Fallow lands : Nadas arazi.

Cultist : Tarikatçi. Tarikat üyesi. Mezhep üyesi. Kült üyesi.

Unworked : Çıkarılmamış (maden). İşlenmemiş.

Flunky : Evet efendimci. Birinin emirlerine koşan. Piyon. Hizmetçi. Dalkavuk. Yağcı. Uşak.

Degenerate : Bozulmuş. Soysuzlaşmak. Soyu bozulmak. Dövmek. Soysuzlaşmış. Bozulma, normal yapı ve görevini kaybederek bozulma gösterme. bozulmuş, bozuk. Bozulmak. Dönüşmek.

Inferior : Bayağı. Ast olan kimse. İnferiyor. Kalitesiz. Alt. Alt veya aşağı anlamında. İkinci derecede. Aşağı. Ast.

Unplanted : Ekili olmayan.

Fallowed synonyms : respecter, skinnerian, mendelian, liege subject, virgin soil, degenerates, muhammedan, regular, wagnerian, someone, somebody, camel hair, uncultivated, flatterer, stooge, cartesian, machiavellian, disciple, jungian, sponge, planet, devotee, flunkey, fallows, lamarckian, tagalong, person, soul, waste, stalinist, hanger on, myrmidon, liegeman.

Fallowed zıt anlamlı kelimeler, Fallowed kelime anlamı

Superior : Üstünlük taslayan. Amir. Üst (rütbe). Üst. Üst orun. Satırın üstüne basılmış. Asil. Daha kuvvetli. İlgisiz.

Leader : Öncü. Bando şefi. Başyazı. Şef. Baş. Başmakale. Önder. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Rehber. Başkan.

Unholy : Dine aykırı. Mukaddes olmayan. Kötü. Fena. Kutsal olmayan. Kötücül.