Fanning türkçesi Fanning nedir

Fanning ile ilgili cümleler

English: Ali is fanning himself.
Turkish: Ali kendini yelliyor.

English: I am fanning myself with a magazine.
Turkish: Bir dergiyle kendimi yelliyorum.

Fanning ingilizcede ne demek, Fanning nerede nasıl kullanılır?

Fanning mill : Tınaz makinesi.

Fannie : Kadın ismi.

Fannie lou hamer : (1917-1977) abd'li ortakçı ve insan hakları aktivisti. Mississippi özgürlük demokratik partisi kurucu ortağı.

Fannie mae : Borç veren kimselerden ipotek satın alan ve onları ipotek teminatlı menkul değer olarak yatırımcılara geri teklif eden abd hükümet sözleşmeli şirket ( bankaların devamlı olarak ipotek ödeneği sağladığını garanti eder).

Fannies : Am (ingiliz ingilizcesi). Göt. Kuku. Kıç.

Fanned : Alevlendirmek. Hava vermek. Yelpaze şeklinde açılmak. Esmek. Körüklemek. Havalandırmak. Tahıl savurmak. Tahrik etmek. Yelpazelenmek. Yayılmak.

Fanned by wind : Rüzgar tarafından savrulan veya havalandırılan. Rüzgar tarafından şişirilen. Rüzgar tarafından ayağa kaldırılan.

Fannypack : Bel çantası. Kayış benzeri bir kemerle bel çevresine bağlanan küçük çanta veya kese.

 

Fan belt : Fan kayışı. Anadingil kasnağından devinim alarak üfleç, su basacı ve akım üretecini çeviren kayış. Vantilatör kayışı. Vantilatör kayışını. Üfleç kayışı. Pervane kayışı.

Fanner : Üfleç. Vantilatör. Havalandırma.

İngilizce Fanning Türkçe anlamı, Fanning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fanning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arborise : Dal budak salmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborize). Dallanmak. Ağaca benzemek. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak.

Disturbs : Karıştırmak. İhlal etmek. Endişelendirmek. Rahatsız etmek. Altüst etmek. Taciz etmek. Rahat vermemek. Bozmak. Huzursuz etmek.

Tilling : Toprağı sürmek. İşlemek (toprak). Sürmek. Yelpaze.

Fuellers : Yakıt. Yakıt vermek. Yanmasını sağlamak. Yakıt sağlayan kimse. Yakmak. Beslenmek (duygu). Yakıt sağlayan şey. Yakıt sağlamak. Yakıt almak.

Aerating : Gaz doldurmak. Havalandırma. Teneklendirme.

Aired : Havalandırılmış. Güneşe sermek. Havadar. Açılmak. Söylemek. Ortaya dökmek. Kurutmak.

Insufflate : Üzerine üflemek. İçine üflemek. Üflemek. İçine vermek (gaz).

Gardening : Bahçecilik. Bahçe işleri. Bahçıvanlık.

Fan out : Birkaç kola ayrılmak. Çıkış yelpazesi.

Arboriculture : Ağaç dikme. Ağaç yetiştirme. Fidancılık. Arborikürtür. Ağaç yetiştiriciliği. Ağaççılık. Fidan yetiştirme.

Fanning synonyms : tank farming, strip cropping, birth prevention, tree farming, harvest time, beam, emblazing, fan, fanned, truck farming, circulated, ventilates, agriculture, embitter, programming, programing, egging, embittering, engender, branch out, birth control, flame, excite, husbandry, fan the flames, exacerbates, air condition, branch, ventilated, arborizes, arborizing, arborize, vented.

 

Fanning zıt anlamlı kelimeler, Fanning kelime anlamı

Top : Kapamak. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Üstünden geçmek. Tavan. Alt etmek. Aşmak. Baş. Üst. Geçmek.

Bottom : Dip koymak. Dipteki. Dibe ulaşmak. Temeline inmek. Kurmak. Alttaki. Ulaşmak. Alt. Dibe dokunmak. Dip.