Fan out türkçesi Fan out nedir

  • Yelpaze şeklinde açılmak.
  • Esmek.
  • Birkaç kola ayrılmak.
  • Çıkış yelpazesi.
  • Yayılmak.

Fan out ingilizcede ne demek, Fan out nerede nasıl kullanılır?

Fan : Alevlendirmek. Yelpazelenmek. Hiçbir sanat kaygısı beslemeksizin sinemaya yalnız yıldızlar açısından bağlı olan ve bu açıdan sinemaya tutkunluk derecesinde düşkün olan kimse. Taraftar. Tahıl savurma makinesi. Hayran. Yelvuran. Yaba. Serinletmek. Pervane.

Out : Nakavt etmek. Yanmak. Ortaya çıkmak. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Dışarıda. Çıkarmak. Dışarı atmak. Kovmak. Bayılmak.

Fan antenna : Yelpaze anten.

Fan belt : Üfleç kayışı. Fan kayışı. Vantilatör kayışı. Anadingil kasnağından devinim alarak üfleç, su basacı ve akım üretecini çeviren kayış. Pervane kayışı. Vantilatör kayışını.

Fan blade : Üfleç kanatçığı. Fan kanatçıkları. Aspiratör kanadı. Radyatör pervanesi kanadı. Vantilatör kanadı. Üfleç kanadı. Pervane kanatı. Yelvuran kanatçığı. Fan kanadı.

Fan club : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fanklüp. Hayran mektupları. Fan klüp. Hayranlar derneği. Bazı ülkelerde çeşitli yıldızların adlarını taşıyan ve o yıldızın hayranlarınca kurulan dernekler.

Fan blower : Hamlaç. Üfleç.

İngilizce Fan out Türkçe anlamı, Fan out eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fan out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circulated : Dolaşmak. Dolaştırmak. Devretmek. Tedavül ettirmek. Yaymak. Tedavül etmek. Deveran etmek.

Arborize : Dallanmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Dal budak salmak. Ağaca benzemek.

Blow : Düşmek. Çiçek açmak. Patlamak. Çalmak. Hava vermek. Soluk soluğa kalmak. Esmek (rüzgar). Su fışkırtmak (balina). Sigorta atmak (elektrik). Kaçırmak (fırsat).

Beam : Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Parlamak (yüzü). İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Yayın yapmak. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti. Saçmak (ışık). Işımak. Işın. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı.

Arborized : Dallanmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Ağaca benzemek. Dal budak salmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise).

Arborizing : Dallanmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Dal budak salmak. Ağaca benzemek. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise).

Breathes : Teneffüs etmek. Hohlamak. İfade etmek. Soluk almak. Solumak. Yaşamak. Nefes almak. Nefes alıp vermek. Fısıldamak.

Arborizes : Dal budak salmak. Dallanmak. Ağaca benzemek. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak.

Circulate : Tedavül etmek. Deveran etmek. Dolaştırmak. Tamim etmek. Dolaşmak. Dolaşmak (kan veya hava). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Yayılmak (haber). Devirdaim olmak. Sürümde olmak (para).

Fan out synonyms : become suffused, blew, diffuses, be out at grass, whiffled, diffuse, fanned, breathed, whiffles, sets, be rife, arborise, fanning, whiffling, whiffle, branch out, breathe, circulates, branch.