Disturbs türkçesi Disturbs nedir

Disturbs ile ilgili cümleler

English: Nothing disturbs her.
Turkish: Hiçbir şey onu rahatsız etmez.

English: This disturbs her.
Turkish: Bu onu rahatsız eder.

English: I can see that disturbs you.
Turkish: Bunun sizi rahatsız ettiğini görebiliyorum.

English: This disturbs him.
Turkish: Bu onu rahatsız ediyor.

English: I am disturbing Mary because she always disturbs me.
Turkish: Beni sürekli rahatsız ettiği için Mary'yi rahatsız ediyorum.

Disturbs ingilizcede ne demek, Disturbs nerede nasıl kullanılır?

Disturb the peace : Kamu düzenini bozmak. Huzuru bozmak. Başkasının hakkına tecavüz etmek. Asayişi bozmak.

Disturb traffic : Trafiği karıştırmak.

Do not disturb : Rahatsız etmeyin. Rahatsız etme. Lütfen rahatsız etmeyiniz.

Disturb : Tahrik etmek. Taciz etmek. Huzursuz etmek. Aksatmak. Üzmek. İhlal etmek. Altüst etmek. Endişelendirmek. Rahat vermemek. Düşündürmek.

Disturbance : Oynama. Bozulma. Kargaşa. Bozukluk. Hata payı. Rahatsız etme. Taciz etme. Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Üzüntü.

 

Disturbed him : Onu rahatsız etti. Onu üzdü.

Disturbance term : Bozukluk terimi. Hata terimi.

Disturbance variance : Bozukluk değişirliği.

Disturbed oscillation : Bozulmuş salınım.

Disturbance of the peace : Ortalığı karıştırma. Toplumsal düzeni bozma. Başkasının hakkına tecavüz. Asayişin bozulması. Karışıklık çıkartma. Düzeni bozma. Asayişi bozma. Sükunetin bozulması. Kargaşalık çıkartma. Asayişin ihlali.

İngilizce Disturbs Türkçe anlamı, Disturbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disturbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Raise up : Kaldırmak.

Affect : Gibi davranmak. Tutmak. Duygulandırmak. Hoşlanmak. Taslamak. Tesir etmek. Numarası yapmak. Yaşamak ( de).

Distract : Aklını başka yere vermesine sebep olmak. Şaşıtmak. Uzaklaştırmak. Dikkat dağıtmak. (dikkatini) dağıtmak. Zihni dağılmak. Dikkatini dağıtmak. Şaşırtmak. İşinden alıkoymak.

Cluttering : Hızlı konuşma. Yığmak. Darmadağın etmek. Tıka basa doldurmak. Karmakarışık konuşma.

Delay : Sonraya bırakmak. Askıda bırakma. Yubatmak. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Geç kalmak. Savsaklamak. Ertelemek. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Rötar. Oyalanmak.

Hassle : Canını sıkmak. Kavga. Kavga etmek. Güçlük. Müşteriye sıkıntı vermek. Zorluk. Bela. Tartışma çıkarmak. Rahatını bozmak.

Beleaguer : Etrafını çevirmek. Kuşatma altına almak. Etrafını sarmak. Üstüne gelmek. Kuşatmak. Muhasara etmek.

 

Bedevilled : Eziyet edilmiş. Çileden çıkarılmış. Delirtmek. Kötü davranılmış. Çileden çıkartmak. Mağdur edilmiş. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak.

Impress : Damgalamak. Hayran bırakmak. Kamulaştırmak. Zorlamak. Kafasına sokmak. Basmak (damga). Baskı yapmak. Sıkıştırmak. Göz doldurmak. Zorla askere almak.

Derogate : Küçülmek. Eksiltmek. Azaltmak. Küçültmek. Karşı. Alçalmak. Küçümsemek. Almak.

Disturbs synonyms : amalgamate, distress, agitating, annoy, vex, derogates, fidget, admixing, preoccupying, fret, bite, derange, contravened, breaks, rouse, alloyed, badgered, excite, move, admix, fretting, beleaguers, contravenes, shake up, bollixes, disquiets, discommoding, unhinge, addling, besiege, hamper, hamstring, depolarise.

Disturbs zıt anlamlı kelimeler, Disturbs kelime anlamı

Calm : Soğukkanlı. Sakinlik. Huzurlu. Ağırbaşlı. Esintisiz. Dinmek (fırtına). Gürültüsüz. Serinkanlı. Dingin. Soğuk.

Refrain : Çekinmek. Alıkoymak. Geri durmak. Nakarat. Sakınmak. Kaçınmak. Frenlemek. Kendini tutmak.