Do not disturb türkçesi Do not disturb nedir

  • Rahatsız etmeyin.
  • Rahatsız etme.
  • Lütfen rahatsız etmeyiniz.

Do not disturb ile ilgili cümleler

English: Please do not disturb!
Turkish: Lütfen rahatsız etmeyin!

English: Emily is studying in her room right now, so please do not disturb her.
Turkish: Emily şu anda odasında ders çalışıyor, bu yüzden lütfen onu rahatsız etmeyin.

English: Do not disturb.
Turkish: Rahatsız etmeyin.

English: Do not disturb her.
Turkish: Onu rahatsız etmeyin.

Do not disturb ingilizcede ne demek, Do not disturb nerede nasıl kullanılır?

Do : Neden olmak. Yetmek. Dolandırmak (argo terim). Ayağını kaydırmak. Temizlemek. Uymak. Parti. Düzenlemek. Gezmek. Başarmak.

Not : Yoksa. Olmayan. Değil. Gayri. Emes. Asla. Yok.

Disturb : Kaygılandırmak. Altüst etmek. Taciz etmek. Tahrik etmek. Karıştırmak. Rahat vermemek. Düşündürmek. Üzmek. İhlal etmek. Endişelendirmek.

Do not bleach : Çamaşır suyu kullanmayın.

Do not dry clean : Kuru temizleme yapmayın.

Barking dogs do not bite : Tehdit edici şeyler genelde zararsızdır. Havlayan köpekler ısırmaz.

Do nothing : Aylak. Tembel. Hiçbir şey yapma. Hiçbir şey yapmamak. Haylaz.

Do not touch : Dokunmayın.

I do not wish to say : Belirtmek istemiyorum. Hissini vermek istemiyorum. Söylemek istemiyorum.

Do not import column : Sütundan veri alma.

 

İngilizce Do not disturb Türkçe anlamı, Do not disturb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Do not disturb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Molestations : Sarkıntılık. Sarkıntılık etme. Saldırı. Engelleme. Taciz. Rahatsızlık. Cinsel taciz. Taciz etme. Tasallut.

Disturbing : Karışıklık çıkaran. Bozucu. Rahatsızlık veren. Tedirgin edici. İzaç. Taciz. Rahatsız edici. Karıştırıcı. Huzur bozucu.

Molestation : Tecavüz. Taciz. Rahatsızlık. Sarkıntılık etme. Engelleme. Cinsel taciz. Tasallut. Taciz etme. Saldırı.

Harrowing : Asap bozucu. Üzücü. Hırpalayıcı. Tırmıklama. Yürek parçalayıcı. Acı veren.

Pestering : Rahatsız etmek. Rahatsızlığa sebebiyet veren. Bela olmak. Musallat olmak. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Rahatsız eden.

Disturbance : Endişe. Kargaşa. Hata payı. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Bozunum. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bozulma. Taciz etme. Sıkıntı. Rahatsızlık.

Troubling : Kaygı verici. Rahatsız eden. Tedirgin edici. Sıkıntılı. Endişe yaratan. Kaygıya sebep olan. Rahatsızlığa sebep olan.

Harassing : Tahrik etme. Sıkıntı verme. Taciz etme. Havadan taciz. İşkence etme. Can sıkıcı.

Botheration : Hay allah!. Dert. Sıkıntı. Tüh. Hay allah. Tüh!. Üzüntü.

Disquieting : Rahatsız eden. Rahatsız edici. Endişe verici. Merak verici. Huzur kaçırıcı.

Do not disturb synonyms : annoyances, baitings, irritating, baiting, annoyance.