Troubling türkçesi Troubling nedir
- Kaygıya sebep olan.
- Endişe yaratan.
- Rahatsız eden.
- Sıkıntılı.
- Tedirgin edici.
- Rahatsız etme.
- Rahatsızlığa sebep olan.
- Kaygı verici.
Troubling ile ilgili cümleler
English: That's troubling.
Turkish: O rahatsız edici.
English: My arm has been troubling me ever since my accident.
Turkish: Kazamdan beri kolum beni rahatsız ediyor.
English: There's something troubling me.
Turkish: Beni rahatsız eden bir şey var.
English: I can't believe that's what's really troubling Tom.
Turkish: Tom'u gerçekten tedirgin eden şeyin o olduğuna inanamıyorum.
English: Is there something troubling you?
Turkish: Seni rahatsız eden bir şey var mı?
Troubling ingilizcede ne demek, Troubling nerede nasıl kullanılır?
Troublingly : Endişeye sebep olacak tarzda. Kaygı verici şekilde. Keyfini kaçırıcı tarzda.
Trouble : Rahatsızlık vermek. Üzülmek. Dert. Üzmek. Problem. Dert etmek. Bulandırmak. Başını ağrıtmak. Sorun. Bela.
Trouble free : Sorunsuz. Üzgüsüz.
Trouble maker : Sorun yaratan tip. Başbelası kimse. Bozguncu. Mesele çıkaran kimse. Sorun çıkaran kimse. Sorun çıkaran. Ortalığı karıştıran. Sorun yaratan. Baş belası. Cansıkıcı kimse.
Trouble oneself : Zahmete katlanmak. Zahmet etmek.
Trouble shooter : Arıza giderici.
Troublemakers : Sorun çıkaran kimse. Baş belaları. Baş belası. Fitneci.
Troubled : Üzgün. Belalı. Sıkıntılı. Kederli. Tasalı. Sorunlu. Bulanık. Dert sahibi. Sıkkın. Meraklı.
Troubled waters : Bulanık sular. Belirsizlik. Karışık durum.
Troubler : Sorun yaratan. Ortalığı karıştıran. Sorun çıkaran. Probleme sebep olan kimse. Fitneci. Sorun yaratan tip. Baş belası. Rahatsızlık yaratan kimse. Mesele çıkaran kimse. Rahatsız eden kimse.
İngilizce Troubling Türkçe anlamı, Troubling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Troubling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dampy : Nemli. Kederli. Üzgün. Acı veren. Rutubetli. Maden gazı içeren (madencilik).
Harassing : Sıkıntı verme. Tahrik etme. Havadan taciz. Can sıkıcı. İşkence etme. Taciz etme.
Disquieting : Huzur kaçırıcı. Merak verici. Endişe verici. Rahatsız edici.
Hounder : Tahrik eden kimse. Rahatsızlık veren. Kışkırtan.
Irritating : Sinirlendirici. Sinir bozucu. Kaşındırıcı. Rahatsız edici. Kızdırıcı. Sinirlendirme. Tahriş edici. Sinir. Kaşındıran.
Grayer : Ağartmak. Kırlaşmış. Boz. Beyazlamak. Kapalı. Aklar düşmek. Gri. Külrengi. Silikleştirmek.
Distressing : Istırap verici. Üzüntü verici. Izdıraplı. Üzücü. Acı veren. Acıklı. Üzüntülü.
Doleful : Kasvetli. Acılı. Efkarlı. Hüzünlü. Üzgün. Keyifsiz. Üzüntülü. Mahzun. Kederli.
Worrying : Can sıkıcı. Üzücü. Endişe verici. Rahatsız edici. Musallat.
Interruptive : Kesen. Birbirinden ayıran. Bölen. Araya giren. Rahatsız edici. Durduran. Kesici.
Troubling synonyms : dismals, worrisome, hounders, uneasy, pestering, worriers, perturbational, drearier, dreary, perturbative, botheration, annoyer, perturbing, annoyances, heavy, dismal, worrier, distressful, annoyance, baiting, distressed, dreariest, disruptor, fretful, geared up, baitings, ominous, annoying, dolefuller, molestations, annoyers, disturbance, disturbing.
Troubling zıt anlamlı kelimeler, Troubling kelime anlamı
Light : Işık vermek. Işımak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Neşelendirmek. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Konmak. Nur. Işık saçmak. Açık (renk). Yakmak.

Bu kısımda Troubling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Troubling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Troubling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Troubling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.