Faradise türkçesi Faradise nedir

  • Endüklenmiş elektrik ile tedavi etmek.
  • Elektrik akımı kullanmak suretiyle kas veya sinirleri uyarmak.
  • Faradism (indüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı) ile tedavi etmek (ayrıca faradize).
  • Endüklenmiş elektrik ile muamele etmek.

Faradise ingilizcede ne demek, Faradise nerede nasıl kullanılır?

Faradisation : Faradizasyon. Elektrikli kas uyarımı. Faradism (indüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı) ile tedavi (ayrıca faradization). Elektrik akımı kullanmak suretiyle kas veya sinirlerin uyarılması. Faradizm yöntemi ile yapılan tedavi. Hafif endüksiyon cereyanı uygulanarak yapılan tedavi.

Faradism : Elektromanyetizma. Elektriksel indükleme. İndüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı.

Faradic : Endüklenmiş. İndüklenmiş elektrik akımına ilişkin. Endükleyici.

Faradization : Hafif endüksiyon cereyanı uygulanarak yapılan tedavi. Faradizasyon. Faradism (indüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı) ile tedavi (ayrıca faradisation). Elektrik akımı kullanmak suretiyle kas veya sinirlerin uyarılması. Faradizm yöntemi ile yapılan tedavi. Elektrikli kas uyarımı.

Faradize : Endüklenmiş elektrik ile muamele etmek. Faradism (indüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı) ile tedavi etmek (ayrıca faradise). Endüklenmiş elektrik ile tedavi etmek. Elektrik akımı kullanmak suretiyle kas veya sinirleri uyarmak.

 

Faraday dark space : Düşük basınçlı uçunlarda elektriksel boşalım sırasında oluşan eksi ışınlar bölgesi ile artı dikeç arasındaki karanlık bölge. Faraday karanlık bölgesi.

Faradaic current : Faradik akım.

Farad : Elektrik ölçü birimi. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Farad. Farad (simgesi f). Fasrad kondansatör kapasite birimi. Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.

Faraday constant : Faraday değişmezi.

Faradmeter : Faradmetre.

İngilizce Faradise Türkçe anlamı, Faradise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faradise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ruff : Döğüşken. Fırfırlı yaka. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Dövüşken kuş. Boyun tüyleri (hayvanlarda). Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, erkekleri kendi aralarında dövüşen, avrupa ve asya'da yaşayıp kuzey afrika'ya göç eden, eti yenen bir tür. Kırmalı yaka. Platika (balık). Para.

Heaven : Sema. Cennet. Ç.gökyüzü. Gök. Mutluluk. Allah. Tanrı. Gökyüzü. Saadet. Tanrı katı.

Ruffle : Buruşturmak. Bozmak. Karıştırmak. Hızlı hızlı çevirmek (sayfa). Kırışmak. Telaşlandırmak. Kabartmak (tüy'saç). Kızmak. Süsü takınmak. Rahatını bozmak.

 

Promised land : Kutsal ülke. Cennet. Hedef. Vadedilmiş topraklar. Filistin. Yahudilerce kutsal sayılan filistin'e verilen ad. Erek.

Choker : Bir insanın yalnız başını çerçeveleyen çekim çeşidi. Boğan kimse. Boğazlı yaka. Baş çekimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerdanlık. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Maçın en önemli anında strese yenik düşüp bekleneni veremeyen oyuncu. Boğan. Boğan şey.

Part : Pay. Yan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fasıl. Parça. Bölüm. Rol. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Kısımlara ayırmak.

Shangri la : Tibet'te bir yerde olduğu varsayılan hayali yeryüzü cenneti. Hayaller ülkesi. Hayali cennet.

Region : Mıntıka. Alan. Çevre. Yöre. İklim. Az çok sınırları belli olan toprak parçası. Nahiye. Bölge. Diyar. Dar.

Nirvana : Hırslardan arınılarak ulaşılan salt mutluluk. Reenkarnasyon döngüsü ötesinde var olan ilahi durum. Cennet (argo terim). Budizme göre insanın aşırı istek ve tutkularından kurtularak eriştiği salt mutluluk durumu. Karmik acılardan kurtulma (hinduizm, budizm). İlahi oma durumu. Mutluluk.

Eden : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. North carolina eyaletinde şehir. Aden. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. İrembağı. İdaho eyaletinde şehir. Cennet bahçesi. Cennet.

Faradise synonyms : neck ruff.

Faradise zıt anlamlı kelimeler, Faradise kelime anlamı

Hell : Casino. Cehennem. Aşırı. Ölüler diyarı. Çok. Şamata. Şaka. Kumarhane. Tamu. Felaket.