Ruff türkçesi Ruff nedir

  • Para.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Platika (balık).
  • Fırfırlı yaka.
  • Döğüşken.
  • Sert.
  • Hayvanın boynu çevresindeki tüyler.
  • Koz ile alma.
  • Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, erkekleri kendi aralarında dövüşen, avrupa ve asya'da yaşayıp kuzey afrika'ya göç eden, eti yenen bir tür.
  • Dövüşken kuş.
  • Boyun tüyleri (hayvanlarda).
  • Kozla almak.
  • Kırmalı yaka.

Ruff ile ilgili cümleler

English: Ali is a ruffian.
Turkish: Ali bir zorba.

English: Ali is scruffy, isn't he?
Turkish: Ali dağınık, değil mi?

English: I have dandruff.
Turkish: Benim kepeğim var.

English: Ali is a gruff man.
Turkish: Ali kaba bir adamdır.

Ruff ingilizcede ne demek, Ruff nerede nasıl kullanılır?

Ruffed : Yüksek fırfırlı yakası olan.

Ruffes : Platika. Platika (balık).

Ruffian : Yontulmamış tip. Zalim. Ayı (tip). Kavgacı. Zorba. Külhanbeyi. Kabadayı. Kalas (tip). Hödük.

Ruffianism : Vicdansızlık. Acımasızlık. Zorbalık.

Ruffianly : Zorbaca. Canavarca. Ayı gibi.

Ruffians : Kavgacı. Hödük. Külhanbeyi. Zorba. Yontulmamış tip. Ayı (tip). Kabadayı. Kalas (tip). Zalim.

Ruffled : Buruşturulmuş. Kıvrılmış. Dekoratif pilerle süslenmiş. Karıştırılmış. Katlanmış. Plilenmiş. Fırfırlı.

 

Ruffly : Plilerle karakterize. Kıvır kıvır uçları olan. Pleleri olan. Kıvrımlarla karakterize.

Ruffling : Dağıtmak. Dalgalandırmak. Karıştırmak. Rahatını bozmak. Kırıştırmak. Hırpalamak. Bozmak. Büzmek. Hızlı hızlı çevirmek (sayfa). Süsü takınmak.

Ruffini endings : Ruffini cisimcikleri. Miyelinli bir sinir telinin dallanmış miyelinsiz uçları ve kollagen tellerin oluşturdukları l mm kadar uzunluktaki iğ biçiminde, içi sıvı dolu, eklemlerde ve kıllı ya da kılsız derinin dermis tabakasında bulunan, sıcaklık duygusunu alan duygu siniri uçları.

İngilizce Ruff Türkçe anlamı, Ruff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acrid : Ekşi. Tehlikeli. Keskin. Barut gibi. Kekre. Buruk. Acı. Ekti.

Cashes : Peşin ödeme. Peşin para. Tahsil etmek. Bozdurmak. Peşin. Bozdurmak (çek). Nakit. Paraya çevirmek. Bozmak.

Austerest : Ciddi. Haşin. Ağırbaşlı. Hoşgörüsüz. Süssüz. Sade.

Reeve : Delikten geçirmek (ip). Kasabada yüksek mevkili memur. Kasaba heyeti başkanı (kanada). Kahya. Köy meclisi başkanı. İpi delikten geçirmek. Delikten geçirip bağlamak. Çiftlik emini.

Go : Götürmek. Tükenmek. Söylenmek. İddiaya girmek. İlerlemek. İşlemek. Devrolunmak. Geçmek. Haline gelmek. Girişim.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Brass : Tıngır. Pirinç. Cüret. Pirinçten yapılmış eşya. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Pirinçle kaplamak. Küstahlık. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

 

Bread : Mangiz. Pane etmek. Rızk. Nimet. Mangır. Geçim. Maişet. Kazanç. Yiyecek.

Chip : Kırılgan olmak. Kırıntı. Çentmek. Dilimlemek. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Çentik. Takılmak. Mikrodevre (bilgisayar). Fiş. Marangoz-doğramacı.

Bunce : Beklenmedik şans. Zenginlik getiren şey. Talih kuşu. Para (argo terim). Gökten gelen refah. Kazanç kaynağı. İyi şans getiren ani olay. Devlet kuşu. Beklenmedik iyi şans.

Ruff synonyms : crossruff, philomachus pugnax, overtrump, philomachus, genus philomachus, sandpiper, ruffler, astringents, abo blood groups system, ruffing, breads, ruffs, a chromosome, abramis zone, bitterer, aardwolf, aspirated, coffering, chink, acacia, beans, acrimonious, rufflers, boodles, abambulacral area, a cells, acerbic, bad, ruffes, trump, aardvark, cash, abiotic environment.

Ruff ingilizce tanımı, definition of Ruff

Ruff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small freshwater European perch (Acerina vulgaris). A game similar to whist, and the predecessor of it. Called also pope, blacktail, and stone, or striped, perch. To ruffle. To trump. A muslin or linen collar plaited, crimped, or fluted, worn formerly by both sexes, now only by women and children. To disorder.