Fclose türkçesi Fclose nedir

  • Dosya_kapat.

Fclose ingilizcede ne demek, Fclose nerede nasıl kullanılır?

Fclt : Fclt. Fonksiyonel merkezi limit teoremi.

İngilizce Fclose Türkçe anlamı, Fclose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fclose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immediate : Derhal. Anlık. En yakın olan. Dolaysız. En yakın. Araçsız. Doğrudan. Hazır. Şimdiki. Acil.

Adjacent : Birbirine komşu. Yakın. Komşu. Yandaki. Mücavir. Sınırdaş. Bitişik. Çok yakın.

Impendent : Yakın. Yaklaşan. Göze görünen. Olması yakın. Yakında gerçekleşecek. Tehdidi altında bulunduran. Her an gerçekleşecek olan.

Proximate : Yakın. En yakın. Hemen hemen. Yaklaşık.

White out : Özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali. Yönün kaybedilmesi. Donuk.

Close set : Birbirine yakın.

At hand : Yakın. Yakında. El altında. Eli kulağında. Yanında. Elde. Hazır. Yakında yanında. Ha oldu ha olacak.

Whiteout : Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder). Sıfır görüş. Daksil. Beyaza boyama. Tipi. Daksilleme. Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Daksillenen hata (yazı vs). Kağıt sıvısı. Beyaz düzeltme sıvısı.

 

Approximate : Tahmin etmek. Yakınlaşmak. Andırmak. Benzemek. Yaklaşık. Yaklaşmak. Çok yaklaşmak. Yaklaşık olmak. Yaklaştırmak.

Juxtaposed : Yan yana. Yanyana. Sıralanmış. Yan yana yerleştirilmiş (özellikle karşılaştırma yapmak için). Yan yana konmuş.

Fclose synonyms : walk to, circumferent, appressed, adpressed, close together, walking, nestled, hand to hand, encompassing, impending, close hauled, contiguous, snuggled, ambient, sleep off, surrounding, next, enveloping, distance, imminent, close at hand, side by side, scalelike.

Fclose zıt anlamlı kelimeler, Fclose kelime anlamı

Distant : Hafif. Irak. Mesafeli. Ağır. Samimiyetsiz. Irak (yer). Uzakta. Uzak. İlgisiz. Soğuk.

Keep : Yönelmek. Tutmak. İlerlemek. Saklamak. Yiyecek. İç kale. Bakmak. İşletmek (otel vb). Bakım. Konumunda tutmak.