Adjacent türkçesi Adjacent nedir

Adjacent ile ilgili cümleler

English: My home town is adjacent to the ocean.
Turkish: Memleketim okyanusa komşu.

English: My hometown is adjacent to the ocean.
Turkish: Bulunduğum şehir okyanus ile dip dibedir.

English: I'd like you to get two adjacent rooms.
Turkish: Yan yana iki oda almanı istiyorum.

English: Please carry the chair into the adjacent room.
Turkish: Lütfen sandalyeyi bitişik odaya taşı.

English: France is adjacent to Spain.
Turkish: Fransa, İspanya ile komşudur.

Adjacent ingilizcede ne demek, Adjacent nerede nasıl kullanılır?

Adjacent angle : Komşu açı.

Adjacent angles : Bitişik açılar. Komşu açılar.

Adjacent area : Komşu alan. Bitişik olan bölge. Mücavir alan. Hızla büyüyen kentlerin gelişme alanlarındaki yapıdüzeni denetim altına almak, tasarsız ve çirkin yapım olupbittilerini önlemek amacıyla, kent yönetimi sınırlarının, önce kent genel kurulunun, sonra da il yönetim kurulunun vargıları ve imar ve iskan bakanlığının onayı ile genişletilmesi sonucunda, bayındırlık ve yapıdüzen yasalarının uygulanabilmesine olanak verilen genişletilmiş alan. Yakın olan bölge.

Adjacent beam : Komşu kiriş. Yandaki kiriş. Bitişik kiriş.

 

Adjacent channel : Bitişik kanal. Komşu kanal.

Adjacent to : Komşu olan. Bitişikteki. Sınırı olan. -e komşu. Yanında. Komşu. Bitişik.

Adjacent channel interference : Komşu kanal karışması. Yan kanal girişimi. Komşu kanal enterferansı.

Adjacent channel selectivity : Komşu kanal seçiciliği. Yan kanal seçiciliği.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Adjacent units : Muadil birlik. Komşu birlik.

İngilizce Adjacent Türkçe anlamı, Adjacent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjacent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Accent char : Vurgu karakteri.

Abort : Ölü çocuk doğurmak. Çocuk aldırmak. Baş tutmamak. Uşak salmak. Yarımcık saklamak. Bitirmeden durdurmak. Bir işi yarım bırakmak. Erken doğum yapmak. İptal etmek. Boşa çıkmak.

Connection : İlişiklik kuralı. Alaka. Aktarmalı taşıt. İlgi. İrtibat. Bağlama. Aktarma. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Uyuşturucu satıcısı. Dost.

Conjuncts : Bağlaçlık. Birleşmiş. Birleşik. Ortak. Müşterek.

Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.

Next door : Kapı komşu. Yandaki evde. Bitişik komşu. Bitişikte. Bitişikteki. Bitişik oda.

Borderings : Kenar geçirmesi. Sınırlayan. Sınırlama.

Close : Kadans. Bitirmek. Sonuç. Bağlantılı. Göğüs göğüse kavga. Yummak (göz). Kapanmak. Son söz.

 

Very close : Oldukça yakınında. Duygusal veya fiziksel olarak oldukça yakın. Burun buruna. Ha oldu ha olacak. Canciğer.

Adjacent synonyms : abstract syntax tree, hard by, flanking, joneses, close knit, neighbouring, access key, access mechanism, abnormal end, akin, around the corner, analogous, side by side, close to, conjunctive, within striking distance, connected, contiguous, abutting, accelerator key, the joneses, akin to, neighbor, adjoints, accent bar, by, close range, conjunctives, at close quarters, connate, abbreviate, adjoining, adjacent to.

Adjacent zıt anlamlı kelimeler, Adjacent kelime anlamı

Distant : Irak (yer). Soğuk. Hafif. İlgisiz. Ağır. Mesafeli. Uzak. Samimiyetsiz. Irak. Uzaktan.

Unconnected : İlişkisiz. Rabıtasız. Ayrı. Tutarsız. Birbirine bağlı olmayan. Bağlanmamış. Bağımsız. Bitiştirilmemiş. Alakasız. İlgisiz.

Adjacent ingilizce tanımı, definition of Adjacent

Adjacent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bordering on. Lying near, close, or contiguous. Neighboring. As, a field adjacent to the highway. That which is adjacent.