Federalizing türkçesi Federalizing nedir

  • Bir araya getirmek.
  • Birleştirmek.
  • Bir araya toplamak.
  • Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise).
  • Federasyon haline getirmek (devletleri).

Federalizing ingilizcede ne demek, Federalizing nerede nasıl kullanılır?

Federalization : Birleşme. Devletleri birleştirme. Bir araya toplama. Bir araya getirme. Federal hükümetin kontrolü altına alma eylemi (ayrıca federalisation).

Federalizations : Birleşme. Devletleri birleştirme. Bir araya getirme. Bir araya toplama. Federal hükümetin kontrolü altına alma eylemi (ayrıca federalisation).

Federalize : Birleştirmek. Bir araya getirmek. Bir araya toplamak. Federasyon haline getirmek (devletleri). Devletleri birleştirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise).

Federalized : Federasyon haline getirmek (devletleri). Bir federasyonda birleşmiş. Federal hükümetin kontrolü altında olan. Seçerek (kendi isteğiyle) birbiri ile birleşmiş.

Federalizes : Birleştirmek. Federasyon haline getirmek (devletleri). Bir araya getirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise). Bir araya toplamak.

Federalist : Federalizme ilişkin. Federalist. Federalistler'le alakalı (abd tarihi). Fedaralizm yanlısı.

Federalists : Federalist parti üyesi (abd tarihi). Federalist. Federalizm savunucusu.

 

Federalise : Federasyon haline getirmek (devletleri). Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalize). Bir araya toplamak. Birleştirmek. Bir araya getirmek.

Antifederalist : Federalizme karşı çıkan. Birleşik devletler anayasası'nın onaylanmasına karşı çıkan partiye üye kimse. Antifederal. Federalizme muhalif.

Asymmetrical federalism : Asimetrik federalizm.

İngilizce Federalizing Türkçe anlamı, Federalizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Federalizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amalgamated : Karıştırmak. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Cıvayla karıştırılmış. Karışmak.

Agglomerated : Toplanmış. Toplanmak. Yığmak. Yığılmak. Yığılmış. Toplamak.

Stack up : İstenen ölçülere uygun olmak. Yığılmak. İstenen ölçülerde olmak. Karşılaştırmak. Düzenli yığmak. Yığmak.

Federalize : Devletleri birleştirmek.

Aggregates : Toplamak. Etmek (toplamı). Ulaşmak (toplamı). Toplam büyüklükler.

Band together : Tek vücut olmak. Toplanmak. Birleşmek. Birlik olmak. Biraraya getirmek. Bir grup içinde birleşmek. Bir araya toplanmak.

Bunch : Hevenk. Deste. Dermek. Demet. Toplamak. Takım. Toplanmak. Kırışmak. Deste yapmak. Çete.

Allying : Katmak. Ticaret serbestliği. Arkadaş. Müttefik. Birleşmek. Dost. Müttefik ülke. Katılmak.

Huddles : Toplamak. Aceleyle giyinmek. Tıkıştırmak. Sürü gibi toplanmak.

Congregate : Toplantı yapmak. Birleşmek. Toplamak. Birikmek. İçtima etmek. Toplanmak. Toplu. Bir araya gelmek.

Federalizing synonyms : amalgamate, conflated, agglomerates, conflates, aggregated, amalgamating, amalgamates, federalizes, federalise, am, agglomerating, ally, agglutinates, amassing, huddling, cluster, conflating, collects, affiliate, assemble, lump, huddle, round up, aggregate, agglomerate, assembles, affiliating, amasses, amass, conflate, agglutinate.