Feeder türkçesi Feeder nedir

  • İniş kablosu.
  • Yemlik.
  • Besi hayvanı.
  • Besleyici hat.
  • Besleme kablosu.
  • Yolluk.
  • Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo.
  • Yemek veren kimse.
  • Verici yayaçtaki resim ve ses imlerini, yayınlanmak üzere, bu vericinin dalgalığına ulaştıran kablo.
  • Öfkelendirmek.
  • Kesim ağırlığına ulaşıncaya kadar beslenilmek amacıyla satın alınan genç çiftlik hayvanı.
  • Mama önlüğü.
  • Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar.
  • Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Şebeke hattı.
  • Biberon.
  • Anayolu besleyen yan yol.
  • Besleyici.
  • Yem kabı.

Feeder ile ilgili cümleler

English: There is a bird feeder in our backyard.
Turkish: Bizim arka bahçede bir kuş besleyici var.

English: The hungry birds were eating from the bird feeder.
Turkish: Aç kuşlar kuş besleyiciden yiyorlardı.

Feeder ingilizcede ne demek, Feeder nerede nasıl kullanılır?

Feeder cable : Besleme kablosu.

Feeder conveyor : Besler taşıyıcı. Besleyici konveyör.

Feeder road : Yan yol.

Antenna feeder : Verici yayaçtaki resim ve ses imlerini, yayınlanmak üzere, bu vericinin dalgalığına ulaştıran kablo. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Besleme kablosu.

 

Auto sheet feeder : Otomatik sayfa besleyici.

Boiler feeder : Kazan besleme pompası. Kazan besleyicisi. Buhar kazanında su düzeyinin aynı kalmasını sağlıyan aygıt.

Envelope feeder : Zarf besleyicisi. Zarf besleyici. Zarf yazıcı.

Oil feeder : Yağdanlık. Yağlama aygıtı.

Belt conveyor feeder : Kayış besleyici. Bant besleyici.

Lower feeder : Alt besleyici.

İngilizce Feeder Türkçe anlamı, Feeder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feeder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Travel pay : Sürekli ya da geçici olarak resmen görevlendirilen kişilere yolculuk ve konaklama giderleri için yapılan ödeme. Resmi seyahat masrafı bedeli. Harcırah. Terhis yolluğu.

Nourishing : Besi. Besin değeri yüksek. Geliştirici.

Nutritious : Besin değeri yüksek. Yararlı. Gıdalı.

Manger : Praesepe. Ahırda yemlik. Baş güverte havuzu. Yem teknesi.

Confluent : Birleşen. Birlikte akan. Birbirine karışan akarsu. Akarsu kavşağı. Bitişik mukozit. Bir başka akarsuyla birleşen akarsu. İki akarsuyun birbirine karıştığı, birinin ötekine eklendiği yer. Birbirine karışan. Birbirine akarak birleşen (akarsu vb).

Livestock : Mal. Çiftlik hayvanları. Hayvan mevcudu. Böcekler. Canlı hayvan. Hayvancılık. Çiftlik hayvanı. Haşarat.

Employer provisions : Bir işverenin bir çalışanın aylığına ilaveten ödediği masraflar. İşveren yollukları.

Travelling expenses : Seyahat giderleri. İlk kez bir yere atananlarla sürekli görev yerleri değiştirilenlere oturdukları yerden atandıkları yere kadar kendileri, eşleri ve çocukları için verilen yolluk ile yer değiştirme giderleri karşılığı ödenen para. Harcırah. Seyahat masrafları. Sürekli görev yolluğu. İşle ilgili seyahat giderleri. Bulundukları yerden bir başka yere gönderilen görevlilere, yol ve gittikleri yerlerdeki oturum giderlerini karşılamak üzere verilen para.

 

Cratch : Yem teknesi.

Feeder synonyms : feeding bottle, punk, sustaining, cribs, nutrient, baby bottle, trough, bottle, lead in, bibler, fatling, enrages, antenna feeder, buggering, rich, bib, decoys, substantial, decoying, burn, nutritive, feeder cable, nutrimental, punks, bugger, trophic, branch, richer, angers, exacerbates, travelling allowance, feeders, mangers.

Feeder zıt anlamlı kelimeler, Feeder kelime anlamı

Distributary : Asıl nehirden dışarı akan kol. Nehir kolu. Delta yapan kol.

Feeder ingilizce tanımı, definition of Feeder

Feeder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Steward. One who, or that which, gives food or supplies nourishment.