Fenced türkçesi Fenced nedir

  • Çitle çevrilmiş.
  • Koruma altına alınmış.
  • Müdafa edilen.
  • Çitle çevrili.
  • Savunulan.
  • Bir çit veya diğer engellerle kapatılmış.

Fenced ile ilgili cümleler

English: They fenced off an area to park cars.
Turkish: Onlar arabaları park etmek için bir alanı çitle ayırdı.

Fenced ingilizcede ne demek, Fenced nerede nasıl kullanılır?

Fenced city : Duvarlarla çevrili şehir. Takviye edilmiş şehir.

Unfenced : Çitle çevrili olmayan. Çitle çevrilmemiş.

Fence in : Kapamak. Çit yapmak. Çitle çevirmek. Parmaklıkla çevirmek. Etrafını çitle çevirmek. Tahta perdeyle. Çit ile çevirmek. Kilitlemek.

Fence maker : Fens teli veya çit yapan ve yerleştiren kimse.

Fence off : Çitle ayırmak. Defetmek (sorun vb.). Beraberliği bozmak için yapılan maç. Bertaraf etmek.

Fence season : Av yasağı mevsimi.

Fence templates : Sınırlayıcı şablonlar.

Knee fence : Yerden yarım metre yüksekliğe kadar yerleştirilen tel örgü engeli.

Electrical fence : Elektrikli çit. Evcil veya yabani hayvanların giriş ve çıkışlarını engellemek için mera veya ormanlık alanların, genelde bir metre yüsekliğinde tek veya iki sıra telle doğru elektrik akımı verilerek çevrilmesi.

Cattle fence : Sığrları çevrelemek için parmaklıklı çit.

İngilizce Fenced Türkçe anlamı, Fenced eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fenced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walled : Duvarla kaplı. Duvarlı. Duvarla çevrilmiş. Duvarla çevrili. Surla çevrili. Etrafı çevrili. Çeperli. Çitli. Kapatılmış. Duvarlanmış.

Fencing : Doğrudan kaçma. Dürtücü kılıç, delici kılıç ve kesici kılıç adı verilen üç savutla yapılan spor. Çit veya parmaklık malzemesi. Parmaklık malzemesi. Eskrim. Çit malzemesi. Parmaklık. Kılıçoyunu. Çit. Kaçamaklı cevap verme.

Thus : Böyle. Nitekim. Şöyle. Şöylelikle. O şekilde. Bu sayede. Böylelikle. Öyle. Bu nedenle. Bu ölçüde.

Weir : Su bendi.

So : Şöyle. Güya. Öyle. Bu yüzden. Sol notası. Bu kadar. Yeter. Demek ki. Özel düğüme geçiş damgası.

Stone wall : Taş duvar.

Backstop : Saha arkası çit (beysbol, kriket). Duvar. Saha arkası çit. Bandrol konumlayıcı. Toprak atış siperi. Dayanak.

Picket fence : Bahçe çiti. Kazıklardan yapılmış çit. Kazık çit. Kazıklı çit. Tahta parmaklık. Daraba.

Hedged : Anlam bozan şekilde kelimeler dökülmüş. Doğrudan bir cevaptan kaçınmak amacıyla kaçamak bir şekilde kelimelere dökülmüş. Çitle çevirilmiş.

Inclosed : İliştirmek. Kapamak. Kapatmak. Kapatılmış. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Kuşatılmış. İçermek. Hapsetmek.

Fenced synonyms : rail fence, chainlink fence, fence line, hedgerow, therefore, thence, wall, hedge, paling, barrier, defendee.

Fenced zıt anlamlı kelimeler, Fenced kelime anlamı

Starve : Açlık çekmek. Aç bırakmak. Midesi kazınmak. Sefalet çekmek. Açlıktan öldürmek. Aç olmak. Açlıktan kıvranmak. Kurt gibi acıkmak. Açlıktan gözü kararmak. Mahrum etmek.

Bottlefeed : Biberonla beslemek. Bir bebeği biberonla beslemek.

Breastfeed : Meme vermek. Anne sütüyle beslemek. Anne sütü ile beslemek. Emzirmek.

Fenced antonyms : erect.