Ferromagnetic türkçesi Ferromagnetic nedir

  • Demir gibi, yeğni mıknatıssal alanda mıknatıslanabilir buzsul ya da mini buzsul yapıda öğelerin ya da alaşımların niteliği.
  • Demirsel mıknatıslı.
  • Ferromanyetizma sergileyen.
  • Demir-mıknatıssal.
  • Asal mıknatıslı.
  • Ferromanyetik.
  • Feromanyetik.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Demirmıknatıssal.
  • Ferromıknatıslı.
  • (elektrik, fizik) ferromanyetizma ile alakalı.

Ferromagnetic ingilizcede ne demek, Ferromagnetic nerede nasıl kullanılır?

Ferromagnetic substance : Ferromanyetik madde.

Ferromagnetic tape : Ferromanyetik bant.

Antiferromagnetic : Antiferromanyetik. Mıknatıssavar.

Ferromagnetism : Demiriki mıknatıslılığı. Demirsel mıknatıslılık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Demir parçası içinde, öğecik mıknatıs kolcuklarının eş yönü almasından oluşup, dış alan kalkınca da kalabilen mıknatıslık. Feromanyetizm. Demirmıknatıslık. Demir mıknatıslı. Ferromıknatıslılık. Ferromanyetizma. Harici manyetik alanın yokluğunda bazı materyaller tarafından sergilenen doğal manyetizma (elektrik, fizik).

Antiferromagnetism : Karşı kutuplı mıknatıslanma. Mıknatıssavarlık. Mıknatıslık. Mıknatıslanmazlık. Antiferromanyetiklik. Antiferromanyetizma.

Ferromagnesian : Demir ve magnezyum içeren.

İngilizce Ferromagnetic Türkçe anlamı, Ferromagnetic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ferromagnetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Absorptiometer : Absorbsiyometre. Soğurumölçer. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Accelerometer : İvmeyi ölçen. Akselerometre. İvmeölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeyi ölçen aygıt. Hızlanma ölçer. İvme ölçme aleti. İvme ölçer.

Absorption band : Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Ferromagnetic synonyms : abcoulomb, abampere, absorption loss, absorption edge, absorptivity, absolute zero.