Fibrozis nedir, Fibrozis ne demek
Fibrozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir organ veya dokuda, fibroblast ve kollajen ipliklerden zengin aşırı düzeyde bağ dokusu artışı. Kılcal damar artışı ve ödeme rastlanmadığından fibroplazinden sonraki, hücreden zengin olduğu için de sklerozisten bir önceki evre olarak değerlendirilir.
Fibrozis kısaca anlamı, tanımı
Fibroz : Zedelenme gösteren dokuda onarım amacıyla oluşan bağ dokusunun artışı
Hepatoportal fibrozis : Genç köpeklerde; çok sayıda, kıvrımlı, kazanılmış portosistemik şantların biçimlenmesi sonucu, karaciğerin küçülmesi, düzensiz zar çöküntüleri ve ince nodüler bir yapı göstermesiyle belirgin, asites ve hepatik ensefalopatiye neden olabilen bir yapılış bozukluğu.
Kemik iliği fibrozisi : Kemik iliği dokusunun fibröz bir doku tarafından istila edilmesi ve onunla yer değiştirmesi, miyelofibrozis. Kemik iliğinin mikzomatoz dejenerasyonu, hiperplazisi ve aplazisini takiben biçimlenir.
Pipestem fibrozis : Paraziter irritasyon sonucunda safra kanallarının duvarında oluşan kalınlaşma.
Subendokardiyal fibrozis : Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, kalpteki karıncık veya kulakçıklarda, endokard altında yaygın veya odaklar hâlinde oluşan bağ doku artışı. Karıncıklarda veya kulakçıklarda uzun süreli genişlemelere bağlı olarak biçimlenir.
Kollajen iplikler : Bağ dokusunun temel maddesinde en çok bulunan, asit boyalarla boyanan, üç adet iplik biçimli tropokollajen molekülünden oluşan ve fibroblastlar tarafından sentezlenen iplik türü, kollajen lif. Bu moleküllerin kimyasal yapıları, amino asitlerin türleri ve diziliş sıraları birbirinden farklıdır.
Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.
Fibroplazi : Bağ dokusunda anormal artış meydana gelmesi. Endotel hücreli kan damarları, ödem ve yangı hücrelerinin eşlik ettiği fibröz bağ doku artışı.
Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.
Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.
Rastlanma : Rastlanmak işi.
Sklerozis : Dokularda oluşan yangıların bir sonucu olarak dokuların sertleşmesi, nedbe. Fibrozisin son noktasıdır. Artmış sayıdaki kollajen fibriller kalın, eozinofilik ve hiyalinize görünümde olup fibroblast sayısı belirgin derecede azdır. Sertleşme, katılaşma.
Kollajen : Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip I-V gibi gruplandırılan bir cins protein. Yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal.
Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.
Skleroz : İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı bir organ veya dokunun patolojik sertleşmesi.
Sonraki : Sonra olan.
Önceki : Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.
Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.
Sklero : Sertliği belirten Latince bir ön ek.
Diğer dillerde Fibrozis anlamı nedir?
İngilizce'de Fibrozis ne demek ? : fibrosis

Bu kısımda Fibrozis nedir? Fibrozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fibrozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fibrozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.