Subendokardiyal fibrozis nedir, Subendokardiyal fibrozis ne demek
Subendokardiyal fibrozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, kalpteki karıncık veya kulakçıklarda, endokard altında yaygın veya odaklar hâlinde oluşan bağ doku artışı. Karıncıklarda veya kulakçıklarda uzun süreli genişlemelere bağlı olarak biçimlenir.
Subendokardiyal fibrozis tanımı, anlamı
Fibroz : Zedelenme gösteren dokuda onarım amacıyla oluşan bağ dokusunun artışı
Fibrozis : Bir organ veya dokuda, fibroblast ve kollajen ipliklerden zengin aşırı düzeyde bağ dokusu artışı. Kılcal damar artışı ve ödeme rastlanmadığından fibroplazinden sonraki, hücreden zengin olduğu için de sklerozisten bir önceki evre olarak değerlendirilir.
Subendokardiyal : Endokard altı, endokard altında bulunan.
Uzun süreli : Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre.
Kazanılmış : Doğuştan olmayıp sonradan oluşan, sonradan kazanılan, sonradan edinilmiş, edinsel. Genetik olmayan ve doğumdan sonra organizmanın dışındaki etkiler sonucunda ortaya çıkan.
Genişleme : Genişlemek işi.
Karıncık : Vücudun çeşitli organları içinde bulunan boşluk. Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden vücuda pompalanacak kanı alıp vücuda göndermeye yarayan iki boşluk.
Kulakçık : Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı.
Endokard : Kalbin içini örten bir sıra yassı epitel dokudan oluşan seröz zar, endokardiyum. [Bakınız: iç-yürek zarı].
Doğuştan : Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.
Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Kulakçı : Kulak, burun, boğaz hekimi.
Kazanı : Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum.
Odakla : Alıcı yönetmenine, odaklanmamış olarak yayın dışı bulunan alıcıyı odaklaması için verilen komut. (Genellikle alıcı sayısı eklenerek "ikiyi odakla!, üçü odakla!" biçiminde söylenir).
Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.
Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.
Doğuş : Doğma işi.
Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.
Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
Diğer dillerde Subendokardiyal fibrozis anlamı nedir?
İngilizce'de Subendokardiyal fibrozis ne demek ? : subendocardial fibrosis

Bu kısımda Subendokardiyal fibrozis nedir? Subendokardiyal fibrozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Subendokardiyal fibrozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Subendokardiyal fibrozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.