Süreli nedir, Süreli ne demek

Süreli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik

"Süreli" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Süreli yayın."

Süreli anlamı, kısaca tanımı:

Aralık : Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Tuvalet. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Uygun, elverişli durum, fırsat. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Ara. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel.

Mevkut : Süreli, periyodik.

Periyodik : Süreli yayın. Süreli.

Süreli işe gelmeme : Bir iş yerinde çalışan işçilerin iş yerine sürekli olarak devam etmemeleri.

Süreli işlem : Borsada ve peşin işlemlerin tersine olarak önceden belirtilen bir sürenin bitiminden sonra ödenmek üzere yapılan alım ve satım işlemi.

Süreli resmi yapım iyeliği gazetesi : Her ülkenin belirli zamanlarda çıkarması Paris Birliği Anlaşması'nda öngörülen gazete. Türkiye'de bu amaçla yayınlanan üç aylık gazete.

 

Süreli satın alma : Malı süreli olarak satın alma.

Süreli satış : [Bakınız: vadeli satış] Belirli bir süre içinde bölüntülü satış yapma.

Süreli sayışım : Bildirime zorunluluğu olmaksızın ödeme gününde paranın çekilmesini olumlu kılan sayışım.

Süreli yarış : Belli bir sürede koşulabilen uzaklık üzerine düzenlenen yarış. Belirli bir zaman süresi içinde düzenlenen yarış.

Süreli yatırım : Belirli bir süre için bankaya verilip o sürenin bitiminden önce çekilemeyen yatırımlar.

Süreli yayın : Belirli aralıklarla çıkan, tamamlanma sorunu bulunmayan ve her sayısı birden çok yazarın yazılarından oluşan bir yayın türü.

Süreli yayın dolabı : [Bakınız: dergilik]

Süreli ile ilgili Cümleler

  • Ali öğle yemeği için bir sandviç almaya gitmek için kısa bir süreliğine dükkanından ayrıldı.
  • Ali ve Mary uzun süreli sakinlerdir.
  • Silgini kısa süreliğine ödünç alabilir miyim?
  • Ali kısa bir süreliğine Boston'da kaldı.
  • Güzellik kısa süreli tiranlıktır.
  • Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.
  • Süreli bir iş bulmak zorunda kalacağım.
  • Güzellik kısa süreli zulümdür.

Diğer dillerde Süreli anlamı nedir?

İngilizce'de Süreli ne demek? : sura, section of the Koran

Fransızca'da Süreli : périodique

Almanca'da Süreli : v. wiederkehrend

adj. befristet, periodisch

Rusça'da Süreli : adj. периодический