Uzun süreli nedir, Uzun süreli ne demek

Uzun süreli; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre.

Uzun süreli ile ilgili Cümleler

  • Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.
  • Uzun süreli yağışlı hava bitkiler için kötüdür.
  • Çok uzun süreli alma.
  • Babam asla uzun süreli dinlenmez.
  • Ali ve Mary uzun süreli sakinlerdir.

Uzun süreli kısaca anlamı, tanımı

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi]

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

 

Uzun süreli belgit : Altı ya da dokuz ay süre ile düzenlenen belgit.

Uzun süreli besi : Buzağılık döneminden yeni çıkmış erkek danaların kullanıldığı, hayvanların 15–18 aylık iken kesim olgunluğuna geldiği, elde edilen etler lezzetli, gevrek, sulu ve yağ oranı uygun, yedi aydan fazla süren besi.

Uzun süreli borç : Durağan borçlar, bir yıldan daha önce ödeme zorunluluğu olmayan borçlar.

Uzun süreli borçlandırma : Ödeme süresi üç aydan fazla olmak üzere düzenlenen ve ilgilisine yazı ile bildirilen ödekli borçlar.

Uzun süreli ödünç : Bir yerel yönetim biriminin, İller Bankası gibi bir kamu bankasından, işgörü gereksinmelerini karşılamak için ya da konutsuz bir kimsenin, bir tutu bankasından konut iyesi olmak için ucuz koşullara aldığı ve 15, 20 ya da 30 yıl gibi uzun sürelerle geri ödenmesi gereken para.

Uzun süreli sayca : Verilen borç paranın uzun ödeme süreli olması.

Uzun süreli tutmanlık : Kamu elindeki taşınmazların, özellikle toprağın, iyeliğini saklı tutarak ondan sonsuza dek yararlanabilmek için, kullanımını, 20, 50, 100 yıl ve daha uzun süreler belli bir tutmalık karşılığında tutmanlık sözleşmesiyle başkalarına bırakmak.

Tecimsel : Ticaret ile ilgili, ticarete ait. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler.

Belgit : Senet. Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan.

Aydan : Güzelliğini aydan almış, ay gibi parlak ve güzel.

Tecim : Ticaret.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Belgi : Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan. Şiar.

 

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Diğer dillerde Uzun süreli anlamı nedir?

İngilizce'de Uzun süreli ne demek ? : long dated, at long date