Fides türkçesi Fides nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Orta afrika cumhuriyetine iktisadi yardım için fransız parlamentosunun onayıyla 1946 yılında kurulan ve 1959 yılında yardım ve işbirliği fonuna dönüştürülen fon.
  • İktisadi ve sosyal kalkınma yatırım fonları.

Fides ingilizcede ne demek, Fides nerede nasıl kullanılır?

Bona fides : Samimiyet. Hüsnüniyet. İyiye çekme. İyi niyet.

Mala fides : Kötü niyetle. Kötü niyet. Sui niyet.

Confides : Güvenip sırrını açmak. Güvenmek. Teslim etmek. İçini dökmek. Sır vermek. Açmak. İtimat etmek. Emanet etmek. Sırrını açmak. Sır açmak.

Bona fide owner : İyi niyetli kimse.

Bona fide : Bona fide. İyi niyet. Hilesiz. İçten. Hakiki. Gerçekten. İyi niyetli. Gerçek. İyi niyetle.

Fidel : Fidel castro (1927 doğumlu). Erkek ismi. Küba eski başbakanı (1957-1979) ve eski cumhurbaşkanı (1979-2008). 1957'de sosyalist ülke kuran kübalı devrimci lider.

Fidelities : Bağlılık. Uygunluk. Aslına sadakat. Sadakat. Uygunluk derecesi. Doğruluk. Vefa duygusu. Aslına uygunluk. Vefa.

Mala fide : Sui niyet. Art niyetle. Kötü niyet. Kötü niyetle.

Fidelity guarantee insurance : Emniyeti suistimal teminatı sigortası. Güveni kötüye kullanma sigortası. Her türlü güveni kötüye kullanma durumunu güvence altına alan sigorta türü. İnancı kötüye kullanma sigortası.

 

Fidei defensor : (latince) inancın koruyucusu (ingiliz krallarının ünvanı).

İngilizce Fides Türkçe anlamı, Fides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Hades : Ölümden sonra kötülerin gittiği cezalandırma yeri. Azap çekilen yer. Cehennem. Ölüler diyarı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Fides synonyms : aidoneus, court game, pluto, a shift in individual demand, ability rent, a change in demand, a change in supply, a group shares, a type mutual funds, ability to pay principle.

Fides ingilizce tanımı, definition of Fides

Fides kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The goddess of faith. Faith personified as a goddess.