Fifer türkçesi Fifer nedir

Fifer ingilizcede ne demek, Fifer nerede nasıl kullanılır?

Fifers : Fifre çalan kimse.

Fife rail : Selviçelerin bağlanmasında kullanılan bağlama pinleri. Armadura.

Fife : Asker düdüğü. İskoçya'da bölge. Fifre çalmak. Fifre çalan kimse. Düdük. Yanlamasına çalınan flüt. Washington eyaletinde şehir. Düdük çalmak. Fifre.

Fifed : Fifre çalmak. Fifre. Düdük. Washington eyaletinde şehir. Yanlamasına çalınan flüt. İskoçya'da bölge.

Fifes : Fifre çalan kimse. Fifre çalmak. Fifre. Washington eyaletinde şehir. İskoçya'da bölge. Yanlamasına çalınan flüt. Düdük.

Fifteenth : Onbeşinci. On beşinci. On beşte bir.

Fifa : Uluslararası futbol federasyonlarının ana organizasyonu. Uluslararası futbol federasyonları birliği.

Fifteen minutes : Bir saatin dörtte biri. Bir saatin çeyreği. Onbeş dakika.

Fifteens : 15. Onbeş. On beş. On beş rakamı (15, xv).

Fifing : Fifre. Yanlamasına çalınan flüt. Düdük. Washington eyaletinde şehir. Fifre çalmak. İskoçya'da bölge.

İngilizce Fifer Türkçe anlamı, Fifer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fifer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

String : Sıralamak. Kandırmak. Kılçıklarını ayıklamak. Düzenlemek. Sicim. İpe dizmek. İpe dizmek (boncuk vb). Sıra halinde gitmek. İspavlo. Bağlamak.

 

Loofah : Lif. Lif kabağı. Lif kabağından banyo lifi.

Optical fiber : Optik elyaf. Optik fiber. Işık nakletmek için kullanılan esnek cam elyafı. Fiber optik. Optik lif. Optik fiberler.

Material : Bedensel. Maddeci. Zaruri. Özdek. Özdeksel. Gereç. Malzeme. Maddesel. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Madde.

Filament : İplikçik. Akım geçirildiğinde ışık ve eksicikler salan iletken parçası. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken. Filament. Hidrojenin (alfa) çizgisi (a = 6563 a°) ışığında çekilen güneş resimlerinde görülen ipliğe benzeyen kara çizgiler. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum. Tel. Lif. Elektrik ışıtaçlarında, radyo ışıtaçlarında bulunan, ısıya çok dayanıklı, ergime noktası çok yüksek, elektrik akımı geçirilince akkor olabilen tungstenden incecik tel. Filaman.

Beard : Sakalından tutmak. Sakal. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Meydan okumak. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Başak dikeni. Kılçık. Karşı gelmek. Püskül.

Glass fibre : Cam elyafi. Cam lifi. Campamuğu. Cam elyafı.

Byssus : İnce kumaş.

Raffia : Rafya. Lif sicim. Rafya (palmiye).

Synthetic fiber : Yapay elyaf. Sentetik lif. Sentetik elyaf.

Fifer synonyms : natural fiber, influential person, influence peddler, loufah sponge, cantala, natural fibre, bassine, important person, manila maguey, cebu maguey, loofa, fifers, oakum, nerve fibre, cellulose, lint, stuff, fibril, spindle, coir, fife, strand, fifes, fibre, optical fibre, glass fiber, bristle, ravelling, raveling, nerve fiber, man made fiber, luffa, personage.

 

Fifer zıt anlamlı kelimeler, Fifer kelime anlamı

Unthoughtfulness : Dikkatsizlik. Düşüncesizlik. Pervasızlık. Düşünmezlik. Özensizlik.

Irresponsibility : Mesuliyetsizlik. Sorumsuzluk.

Irresponsibleness : Nitelik eksikliği. Bağımsızlık. Dikkatsizlik. Mesuliyet eksikliği. Sorumluluk eksikliği. Sorumsuzluk. Yetersizlik.

Fifer ingilizce tanımı, definition of Fifer

Fifer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who plays on a fife.